We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Devlet-i ebed müddet ve bekâ meselesi

16 8 3
08.04.2019

Türkiye, seçim sonuçlarının sandık ve sandıkla alakalı süreçler üzerinden tahrif edilmesini ve millet iradesinin geçersiz kılınmak istenmesini konuşuyor. Muhafazakâr muhaliflerin de dâhil olduğu bir kesim, sonuçların demokratik olgunluk çerçevesinde kabullenilmesini öneriyor. En basit bir akıl yürütmeyle sandık sayım döküm cetvellerine itiraz etmenin de bu olgunluk çerçevesinde düşünülmesi gerektiği açıkken bazı çevrelerin rahatsızlık göstermesi çok farklı anlamlar içerir. Hukukî adımlar seçim sonuçlarına netlik kazandıracak ve dayanaksız yaklaşımlar son bulacaktır. Bir taraftan da seçim sonuçları farklı açılardan ele alınmalıdır.

Seçim sonuçlarını rakamlar üzerinden yorumlamak elbette fikir verebilir. Zaten “seçmenin verdiği mesaj” başlıklı yorumların çokluğu da bu fikri arayan kişi ve çevrelerin çokluğundan kaynaklanıyor. Fakat bu türden mesaj arayışları genellemeci yaklaşımları dayatarak ayrıntıların görülmesini engeller. Hâlbuki çoğu zaman gerçek bu ayrıntılarda gizlidir.

Bu seçime kadar Erdoğan’ın ve Yeni Türkiye’nin en güçlü tarafı sandığa yansıyan millet iradesini temsil etmiş olmaktı. FETÖ Türkiye’nin en güçlü kurumsal geleneklerine darbe vuruyor. Bu örgüt, eğitim sisteminden başlayarak bütün kurumları yıprattı. Devlet içine sızarak başta güvenlik kurumları olmak üzere devlete karşı bir güven kaybına yol açtı. ÖSYM gibi yolsuzlukla alakalı herhangi bir şaibenin karşımasını hiç kimsenin arzu etmeyeceği bir kurumu dahi ele geçirilecek ve kullanılacak bir araca dönüştürdüler. Aynı örgüt şimdi de YSK üzerinden çok önemli bir darbe sürecini organize ederek millet iradesinin sandığa yansıma sürecine de........

© Yeni Şafak