En zayıf halka
Sapanca kampı biterken, NATO zirvesi geliyor derken Türkiye’de siyaset kulislerinin en sevilen ve heyecanlı sporu olan “Bakan Loto” yeniden manşetlerde. İstihdam, aile ve ekonomik refah gerek sıcak gerekse soğuk veriler açısından Cumhurbaşkanlığı kabinesinin en zayıf halkalarını oluşturuyor. Hal böyle olunca, kabine revizyonu iddiaları ne zaman alevlense, oklar anında performansları en çok tartışılan üç isme dönüyor. Her üçünün de ortak bir özelliğinin olması gerçekten dikkat çekici. Her biri maalesef ki yönettiği alanın temel göstergelerinin kötüleştiğini ya görmüyor ya görmezden geliyor ya da yapay söylemlerle üstünü örtüyor. Tablo bu olunca, kabinenin en zayıf halkası, aslında zayıf olduğunun farkında bile olmayanlardan oluşuyor. Oysa TÜİK’in 2023-2026 yıllarını kapsayan dış ticaretten doğuma, evlenme-boşanmadan gelir dağılımına, işgücünden yaşam memnuniyeti ve sağlık harcamalarına kadar uzanan geniş bülten arşivi, bu iddialı körlüğün arkasındaki başarısızlığı net bir şekilde ortaya koyuyor.
İŞSİZLİK SİHİRBAZLIĞI
Resmi işsizlik oranının %8,2’ye gerilemesi ilk bakışta harika gibi görünse de TÜİK bülteninin satır araları bu pembe tablonun içini tamamen boşaltıyor. Sadece tek bir ayda istihdam 356 bin kişi azalmış. Peki, istihdam düşerken işsizlik oranı nasıl düştü? Çünkü aynı ayda tam 361 bin kişi işgücünden çekilmiş. İnsanlar iş buldukları için değil, aramaktan tamamen vazgeçtikleri için çekilmişler köşelerine. Bugüne ve yarınına dair umudunu kaybeden gençlerin giderek çoğalıyor oluşuna mı yanalım yoksa kütüphanedeki tüm kitapları yakıp artık tozlu raf kalmadı diye övünmemize mi. Atıl işgücü oranı ise 0,1. Yani gerçek anlamda tam istihdamın dışında kalan, eksik çalışan ya da umudunu yitiren nüfus, resmi işsizliğin neredeyse dört katı! Biz %8,2 ile vitrini süsleme telaşındayız belki ama dükkanın içi boş. Bunlara ek istihdam........
