CHP’nin butlan çıkmazı
Cumhuriyet Halk Partisi yeni bir durumla karşı karşıya kaldı. Parti içinden ve dışarıdan herkes bu durumu yorumlamaya çalışıyor ve partinin bütünlüğünü koruması için önerilerde bulunuyor. Fakat bir gerçekliğe vurgu yapmak lazım: Kemal Kılıçdaroğlu her ne kadar “partiyi kurultaya götüreceğiz” ifadesini kullanmış olsa da, kendisi partiyi doğrudan yönetmek için geldi.
Kılıçdaroğlu partiyi yönetmek için geldiğine göre bu durum onlarca soru işaretini beraberinde getiriyor:
1- Kitlenin büyük çoğunluğu yenilikçi ekibin yanında fakat CHP kitlesini yönetmek için hiçbir yetki ve tasarruf imkânına sahip değiller.
2- Bugünden yarına var olan vekillerin ve belediye başkanlarının nasıl bir tavır takınacakları henüz belli değil.
3- İki taraf aralarında hangi konuyu müzakere ederse etsin, karar verici pozisyonda olan kişi her zaman Kılıçdaroğlu ve ekibi olacaktır.
4- Özgür Özel bu süreçte tek başına mı hareket edecek yoksa İmamoğlu’yla birlikte mi hareket edecek?
5- Kılıçdaroğlu bir “arınmadan” bahsediyor. Bu arınma doğrudan İmamoğlu’nu mu işaret ediyor?
6- Bu tablo en fazla İmamoğlu’nu etkileyecek. Bir yönüyle İmamoğlu’nu saf dışı bırakacak bir ortam oluştu. İmamoğlu bu duruma razı olacak mı?
7- Daha önemli bir soru var ki önümüzdeki seçimlerde CHP’nin........
