Tuzak… Neden olmasın?
Tuzak… Neden olmasın?
Bazen de hadiseler sadece göründükleri kadardır. Derin bağlantıları bulunmayabilir.
Fon meselesi başından beri kendi dinamikleri içinde oluşmuş bir kriz görüntüsü veriyor. Hırs, açgözlülük, sınırsız tamah, yağma, hırsızlık, dolandırıcılık, ahlaksızlık, ihmal, denetimsizlik… Daha ötesi değil. Komplo teorileri, hele hele “dış mihraklar” söylemi bu krizde yerli yerine oturmuyor.
Son yazımda, seçimler yaklaşırken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kuşatmaya dönük girişimlerin arttığını ve daha da artacağını belirtmiştim. Bunu, “Krizi dış mihraklara bağladı” şeklinde yanlış yansıtanlar oldu. Hayır. En başından beri söylediğim şudur: Kriz “dış mihrakların” komplosuyla oluşmamıştır ama kriz oluştuktan sonra “dış mihraklar” bunu kullanmaktan çekinmeyecektir. Aynı yerdeyim.
Süreç uzadıkça, tartışmalar büyüdükçe ve türlü alametler belirdikçe bir başka şüphe içimi kemirmeye başladı: Bu krizi sadece “dış mihraklar” mı kullanabilir? Ya “iç mihraklar”?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’nin alacağı erken seçim kararıyla bir kez daha aday olabilecek ve inşallah........
