menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İslam tevhit üzerine bina edilmiştir

20 0
08.10.2026

Cenâb-ı Hakk tarafından vahiyle gönderilen İslâm Dini, temiz, nezih ve kâmil bir yapıyla tesis ve ikame olunmuştur. 

Bu ilâhi gerçek en güzel manada ise Resûl-i Ekrem (s.a.v.) ve O'nun Ehl-i Beyt'i tarafından yaşanmıştır. "Asr-ı Saâdet" diye bilinen bu dönem, insanlığın hakikatle buluşma ve kucaklaşmasının zirvesini teşkil etmektedir.

Tarih, ulvi hakikatlerin böylesine mükemmel surette yaşandığı ne başka bir zaman dilimini ve ne de inancında böylesine samimi başka bir topluluğu kaydetmektedir. 

Bu dönemde Kitap ve Sünnet, Allah'ın muradına en uygun şekilde yaşanmaktaydı. İmân kemâle ermiş, aşk derecesine ulaşmıştı. Kalplerde taşınan feyiz ve muhabbet bir güneş gibi yüzlerde de parlıyordu.

Asr-ı Saâdet'te sahabenin ve Ehl-i Beyt'in İslâm'ı algılama ve yaşama tarzı, ikna ve irşad metoduna dayanıyordu. "Lâ ikrâhe fi'd-dîn/Dinde zorlama yoktuk prensibiyle bütün gönüller İslâm'a açılıyordu. Asr-ı Saâdet, İslâm'ın asliyyetine en yaraşır şekilde yaşandığı dönem olmuştu.

Ehl-i Beyt anlayışından sapmalar ise; ârızi sebeplerle ve sonradan oluşmuştur ki, bu sapmalar tarihi gelişim içerisinde 'İslâm'a itirazlar' olarak kendisini göstermiştir.

Önce burada şu temel soruyu sormak gerekir kanaatindeyiz: Gerçekte kendisine itiraz edilen İslâm nedir? Hangi kriterler bize, İslâm'ı gerçek yönleriyle tanıtır?

Öncelikle 'İslâm nedir?' sorusuna ana hatlarıyla cevap vermeliyiz. Böylece günümüzde İslâm'a yapılan itirazların........

© Yeni Mesaj