Beklenen savaş ve Türkiye'nin konumu
Prof. Dr. Haydar Baş'ın gazetemizde 29.09.2001 tarihli yayımlanan yazısıdır
Dünya, 11 Eylül günü belki de tarihin en büyük ve sinsi terör eylemine tanık oldu.
Binlerce insanın hayatını kaybettiği, bir o kadarının da yaralandığı bu saldırı yıllardır tek kutuplu düzende süper güç olarak dengelere yön veren ABD'de meydana gelmesine rağmen, failler halen net olarak tespit edilimemiştir.
NATO'nun 5. maddesinden yararlanarak müttefik devletlerin desteğiyle müdahaleye hazırlanan ülke, olayın üzerinden 2 hafta geçtiği halde, maddenin değerlendirildiği toplantıda, suçlu addettiği bin Ladin'in suçunu ispat edecek delilleri gösterememiştir.
FBI tarafından adım adım izlendiği ve Pentagon'u devre dışı bırakacak teknolojik bilgiye asla sahip olmadığı görülen Ladin'in bu organize eylemi zaten yapamayacağı açıktır.
ABD'nin de bildiği bu gerçek ortadayken, bin Ladin'in üstüne gidilmesi, Irak Başbakan Yardımcısının ifadesiyle "4 sivil uçakla dağıtılan bir karton devlet" konumuna gelen Birleşik Devletlerin, uluslararası itibarını tekrar sağlayabilmesi için gereklidir.
Bu uğurda NATO üyesi müttefiki ülkeleri de emellerine alet ederek sonuna kadar mücadeleye hazırlanmaktadır.
Belki 10 yıl süreceği söylenen 3. Dünya Savaşı'nın hangi teknolojiler kullanılarak veya hangi yollardan yapılacağı tartışılırken binlerce masum insanın hayatını kaybedeceği kimsenin aklına gelmemektedir.
Afganistan'da bile olduğu kesin olmayan sözde fail bin Ladin'i vurmak maksadıyla bu bölgeye yapılacak, neredeyse Afgan halkının tamamını yok edebilecek kapsamda bir operasyonun sonuçlarını acaba gelecek nesiller affedecek midir?
Fail hakkında net bilgilere ulaşmadan........
