menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÖZCAN DERNEK: Futboldan siyasete

15 0
23.01.2025

Türkiye'de gündemi meşgul eden iki şey vardır: Siyaset ve Futbol…

Ne ilginçtir ki her ikisi de birbiri olmadan tek başına hiçbir anlam ifade etmezler. Cumhuriyet tarihi kadar eskidir futbol ile siyasetin iş birliği…

Tarih 1922 yılıydı Kurtuluş Savaşı'nın son dönemine girilmişken Mustafa Kemal Atatürk yıllarca üzerine düşündüğü ve büyük fedakârlıklarla son noktaya getirdiği mili mücadele ruhunu zaferle taçlandırmak istiyordu. Bu bağlamda her attığı adım oldukça gizli kalmalıydı. Kafasında oluşturduğu planı silah arkadaşları ile paylaşmak ve görevlendirmeleri yapabilmek her tarafta yabancı ajanların olduğu topraklarımızda pek mümkün değildi.

Dahi olabilmek her koşulda yeni alternatifler yaratabilmektir. Atatürk'ün deha olması da farklı bakış açısı ile olaylara müdahalede bulunmasıyla ilişkilidir.

Osmanlı devleti içerisinde o dönemlerde askerlerin batının etkisi ile oldukça sevdikleri ve her fırsatta oynadıkları futbol Atatürk için muazzam bir alternatifti. Hemen 28 Temmuz 1922 tarihinde Manisa'nın Akşehir ilçesinde bir spor müsabakası düzenleme kararı aldı ve tüm düşman birliklerine de bu bilgi sızdırıldı. O büyük gün geldi. Futbol sahası tüm kapasitesi ile askeri birlikler, düşman komutanları ve düşman askerleri ile doldu taştı. Mustafa kemal Atatürk'ün de katılacağı futbol müsabakası başladı. Atatürk tüm kurmayları ile maça gelmişti. Maç oynandı, kırmızı takım beyaz takım ile 2-2 berabere kaldı. Sonra Atatürk tüm kurmayları ile akşam yemeği yeme kararı aldı ve oradan ayrıldı. O gün maça gelen herkes düzenlenen yemeği müsabaka sonunda düzenlenen bir yemek olarak gördü. Fakat yıllar sonra Atatürk Nutuk'ta bu anısını şöyle anlatacaktı:

"28 Temmuz 1922 günü öğleden sonra yaptırılan bir futbol maçını görmeleri ileri sürülerek, ordu komutanları ve birtakım kolordu komutanları Akşehir'e çağırıldı. 28-29 Temmuz gecesi, yemekte komutanlarla genel olarak saldırı konusunda görüştüm."

Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922'de başladığında Yunan kuvvetlerinin harekât hakkında çok az bilgisi vardı. Düşman kuvvetleri, böyle kusursuz........

© Yeni Mesaj