menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İmam Hüseyin’in şehadet anları

14 0
26.06.2026

"İmam Hüseyin (a.s.) verdiği büyük mücadelenin arkasından Muharrem'in onuncu günü, cuma günü öğleden sonra şehit edildi. Şehit edildiğinde elli yedi yaşında idi. Bazı eserlerde onun (a.s.) savaşın son anlarında Cenab-ı Hakk'a şöyle yalvardığı nakledilmekte: "Ey makamı yüce, kudreti azim, azabı şiddetli, mahlukattan müstağni, azameti büyük, dilediğine kâdir, rahmeti kullarına yakın, vaadinde sâdık, nimeti bol, imtihanı güzel, çağırana yakın, yarattığını kuşatan, tevbe edenin tevbesini kabul eden, irade ettiğine gücü yeten, istediğine ulaşan, şükredildiğinde şekur (az amele karşılık çok veren) olan, anıldığında unutmayan Allah! Muhtaçken Seni çağırır, fakirken Sana yönelir, korkarken Sana sığınır, kederliyken (Senin karşında) ağlar, güçsüzken Senden yardım diler ve Seni yeterli bilerek Sana tevekkül ederim. Allah'ım! Bizimle kavmimiz arasında hükmet. Onlar bize hile yaptılar, bizi yalnız bıraktılar, bize ihanet ettiler. Peygamberinin (s.a.v.) Ehl-i Beyt'i, risalete seçtiğin ve vahye emin bildiğin Habibin Muhammed (s.a.v.)'in evlatları olduğumuz hâlde bizi öldürdüler.

Ey rahmedenlerin en merhametlisi olan Allah! İşimizde bize bir kurtuluş ve çıkış yolu nasib eyle! Ey senden başka ilah olmayan Allah! Senin kaza ve kaderinin karşısında sabrediyorum. Ey imdat dileyenlerin imdatçısı, benim Senden başka bir Rabbim, bir ma'budum yoktur. Senin hükmüne, takdirine sabrediyorum. Ey yardımcısı olmayanların yardımcısı! Ey daimi, sonu olmayan, ey ölüleri dirilten, ey herkese ameliyle karşılık veren Allah! Benimle onların arasında sen hükmet; zira Sen hükmedenlerin en hayırlısısın!"

İmam (a.s.) daha sonra yüzünü toprağa koyarak şöyle dedi: "Allah'ın adıyla, Allah'ı anarak, Allah'ın yolunda ve Resûlullah'ın (s.a.v.) dini üzere…"

Susuzluk, Hz. Hüseyin (a.s.)'ın canına tak etmişti. Fırat ırmağının yanına gitmek istedi. Düşman askerleri önünden çekildiler. Ve suya kadar da vardı. Fırat ırmağından su içmek için yüzü koyun yattı. Şimr alçağı, "Bu su içerse yine hayat bulur. Su içmesine fırsat vermeyin, bırakmayın" dedi. Hz. Hüseyin (a.s.) avucu ile içmek için biraz su aldı. Mel'unun biri Emirü'l-Mü'minin Hz. Hüseyin (a.s.)'a bir ok attı. Ok Hz. Hüseyin (a.s.)'ın ağzına dokundu. Hz. Hüseyin (a.s.) o oku hemen eliyle çekti. Ağzındaki su döküldü. Yine döndü. Fakat mübarek ağzından kanlar akıyordu. Çadırının kapısına geldi.

Ömer İbn-i Sa'd onu öldürmek için ilerledi. Hz. Hüseyin (a.s.) onun yüzüne baktı ve, "Beni öldürmeye sen mi geldin?" dedi. Ömer utandığından ötürü geri döndü, ilerleyemedi, duran adamlarına, "Ne duruyorsunuz? Öldürmeye bakın. Çabuk olun, işi........

© Yeni Mesaj