Herkesin hayatında acımasız olduğu illaki bir yer var. İtiraf etmesi zor belki ama öyle. Herkesin hayatında illaki kıskandığı, görmek istemediği, paylaşmak istemediği, hazmedemediği, kendisine belki bir şey yaşatmasa da varlığına tahammül edemediği birileri vardır.
Herkesin bu hayatta en az bir zaafı var. Oraya takıldığında kendisini yerle bir edecek en az bir zaafı. Dolayısıyla önemli olan o karanlık yönlerimizi değiştirip dönüştürebilmek.
İnsan, nasıl kemâle erebilirim, nasıl yaşadığım hayattan lezzet alabilirim? Sorusunu sormaya başladığında, burası dünya, burada zevk, eğlence, huzur, mutluluk olmaz cevabıyla karşılanıyor.
Halbuki “Biz Kur’an’ı sana mutsuz olasın diye indirmedik.” Hitabıyla seslenen bir Yaratıcının, kendisine inananlarında hep bir atalet, bir vazgeçmişlik, bir bezginlik, bir bıkkınlık söz konusu çünkü.
Ne zaman Yaratıcıyla kullar arasındaki güven ve teslimiyet ilişkisi şekil değiştirdi, o zaman daha sağlıklı bir iletişim kurmak mümkün olacak.
“Yeri ve göğü Allah yükseltti. Dengeyi o koydu. Sakın o dengeyi bozmayın” ayeti ile kainattaki her şeyin bir denge üzerine olduğunu anlıyoruz. Ve o dengenin bizzat yöneticisi Allah.
Farkında mısınız, Allah ile sağlıklı bir bağ kuramamak hayattaki tüm dengeleri altüst ediyor, duyguları fevrileştiriyor, algılama kapasitesini düşürüyor. Ve insan karanlığın içerisinde depreşip duruyor.
Bizim içimizdeki o güzelliklerin potansiyelini ortaya çıkması için öncelikle birey olmayı bilmemiz gerek. Peki birey olabilmek ne demek? Birey olabilmek aslında kendine yetebilmek demektir. Maddi ve Manevi anlamda Kendine yetebilmek.
Birey olabilmek için öncelikle İçsel denge gerekiyor. İçsel denge için Ruhsal, Duygusal, Davranışsal ve Fiziksel Denge gerekmektedir.
Bu dengeleri sağladığımız zaman ise Özel Hayatımızda, Aile Hayatımızda ve Sosyal Hayatımızda denge bulmamızı sağlar.
Dengeli bireyler, dengeli toplumları oluşturur. Dengeli bireyler dengeli ve başarılı iş performansı ortaya çıkarır..
Denge her şey demek. Vücudunuzu ikiye böldüğünüzde bile bir denge vardır. Enerji boyutunda bakacak olursak, insanların eril ve dişil enerjileri dengede olmadığı için ruhsal zihinsel ve bedensel rahatsızlıklar yaşayabiliyorlar. Uzmanların hepsinin hemfikir olduğu konu bunları dengeye getirmek..
Dini eğitim arttıkça normalde algının açılması beklenir çünkü dini eğitim insana feraset, basiret kazandırır. İnsanı hizalar, dengeye sokar ama bizde bu durum tersinden işliyor sanırım.
Dini eğitim diye verdiğimiz bazı şeyler de yanlış yapıyoruz. Öyle ki insanların duyguları, olaylara verdikleri tepkiler dengeden şaşıyor.
Yaşayışımız dışarıdan bakıldığında dindarlaşıyor ama duygu durumumuz, tepkilerimiz bir o kadar haddini bilmesi gereken kul özelliğinden uzaklaşıyor. Kendini bilen Rabbini bilir haddini bilir. Onda bile dengeyi tutturamıyoruz.
Rabb’im dengeden şaşan bilincimizi değiştirip dönüştürmemiz için bize yardım et. Ruhsal zihinsel bedensel dengeye gelmemizi kolaylaştır. Hayat yolculuğumuzda dengeyi idrak edip denge üzerine yaşamayı nasip eyle. Amin.

QOSHE - HAYATIN ÖLÇÜSÜ “DENGE” - Medine Ekmekci
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

HAYATIN ÖLÇÜSÜ “DENGE”

57 9
18.05.2024

Herkesin hayatında acımasız olduğu illaki bir yer var. İtiraf etmesi zor belki ama öyle. Herkesin hayatında illaki kıskandığı, görmek istemediği, paylaşmak istemediği, hazmedemediği, kendisine belki bir şey yaşatmasa da varlığına tahammül edemediği birileri vardır.
Herkesin bu hayatta en az bir zaafı var. Oraya takıldığında kendisini yerle bir edecek en az bir zaafı. Dolayısıyla önemli olan o karanlık yönlerimizi değiştirip dönüştürebilmek.
İnsan, nasıl kemâle erebilirim, nasıl yaşadığım hayattan lezzet alabilirim? Sorusunu sormaya başladığında, burası dünya, burada zevk, eğlence, huzur, mutluluk olmaz cevabıyla karşılanıyor.
Halbuki “Biz Kur’an’ı sana mutsuz olasın diye indirmedik.” Hitabıyla seslenen bir Yaratıcının, kendisine inananlarında hep bir atalet, bir vazgeçmişlik, bir bezginlik, bir bıkkınlık söz konusu çünkü.
Ne zaman Yaratıcıyla kullar arasındaki güven ve teslimiyet ilişkisi şekil değiştirdi, o zaman daha sağlıklı bir iletişim kurmak mümkün olacak.
“Yeri ve göğü........

© Yeni Meram


Get it on Google Play