(Çocuk- yaşlı, kadın – erkek, gelin - damat, müslim - gayri müslim, Asyalı - Avrupalı, siyah tenli - beyaz tenli… İstisnasız hepimiz ona gönüllü köle olduk)

İlk insandan bu yana Âdemoğulları Yaratıcımızın kendilerine verdiği akıl sayesinde icatlar yaptılar, bilimsel buluşlara imza attılar. Bu eylemlerini bu gün de devam ettiriyorlar. Yapılan her icat, bulunan her buluş insanlara sadece fayda değil bazı zararlar da getirdi. Şöyle ki bugün insan vücudunu tanıyan biyoloji ve tıp bilginleri “vücut sağlığının temeli harekettir” diyorlar. Hâlbuki buluşlar insanın kol gücü ile yapabileceği işleri yapmaya başlayınca organlar çalışmadığı veya daha az çalıştığı için zayıfladılar, hastalandılar. Mesela insanlar ilk önceleri bir yerden bir yere yaya giderken bu yürüyüş onları sağlıklı yapıyordu. Önce at ve benzeri hayvanların ehlîleştirilmesi, sonra tekerleğin ve arabanın icadı İnsanlar için faydalı gibi görünse de hareketsizlik sağlığa zararlar getirdi. Buharlı gemilerin, motorlu araçların (otobüs, kamyon, araba, uçak …) hizmete alınması ile hem ticaret hızlandı, hem de insan ve yük taşımacılığı çok kolaylaştı, ama organlarımız güç kaybetti.

Yenilikler insanların sadece işlerini, sadece vücutlarını değil aynı zamanda sosyal, siyasi, psikolojik hayatlarını da etkiledi. Önceleri okla, kılıçla yapılan savaşlar delikli demirin icadı ile daha öldürücü hale geldi. Hele de füzelerin, tankların, bombaların, savaş uçaklarının, atom bombası dâhil olmak üzere kimyasal silahların kullanılması savaşlarda ölen insan sayısını artırdı. Bir misal; I. ve II. Dünya savaşları arasında sadece 30 yıllık bir zaman olmasına rağmen ilkinde ölen sayısı 10 milyon civarında iken II. Dünya Savaşında ölenlerin sayısı 50 milyonun üzerinde. (Maazallah bugün bir dünya savaşı çıksa dünyanın yarısı ölür.)

HER İCAT ÇOK ETKİLİ LAKİN AKILLI TELEFON GİBİSİ YOK

İcatların hepsi insan hayatında önemli (olumlu-olumsuz ) etkiler bırakmıştır. Bu icatlardan bazılarını hatırlarsak ateş, yazı, tekerlek, pusula matbaa, para, teleskop, barut, elektrik, telefon, buharlı motor, uydu, internet, ampul, radyo, televizyon… Bu icatlardan hiçbirinin tesiri 2012’de kullanılmaya başlanılan “akıllı telefon” kadar olmadı.

İnsanların günlük hayatlarını adeta ipotek altına alan bu buluş/icat içinde öyle şeyler barındırıyor ki inanılmaz. (O hem radyo, hem tv, hem gazete, hem fotoğraf makinası, hem kütüphane; ticaret ve bankacılık hizmeti veren bir makine. Onun sayesinde her türlü bilgiye kolayca ulaşıyoruz. O hem sinema, hem tiyatro, hem sesli, yazılı, görüntülü, iletişimimizi sağlayan küçücük sihirli bir kutu. O, dünyadaki tüm dilleri birbirine çeviren bedava bir tercüman. Adresi onunla buluyoruz, her türlü alışverişi onunla yapıyoruz. Hiçbir buluş insanların hayatlarını bu kadar etkilememiş, siyasi, dini, sosyal görüşlerini bu kadar değiştirmemişti. Bundan dolayıdır ki akıllı telefonlar ve onun sayesinde iyice yaygınlık kazanan sosyal medya dediğimiz ( Facebook, Google, You Tube, instagram, X, Whatsapp …) araçlar insanlığı öyle bir etkiledi, öyle bir esir aldı ki daha önceki icatların bunun yanında esamesi okunmaz. Dünya siyasetini, ekonomisini, insanların psikolojisini, sosyal hayatını belirleyen birinci ve en büyük silah artık bunlar.

Herhangi bir sınai, ticari, giyecek, yiyecek… Mal üretmeyen bu sosyal medya kurumlarının marka değerleri asırlık firmalardan (araba, uçak, ilaç, makine, tekstil, silah ) daha kıymetli, daha yüksek niye? Çünkü birileri bu araçlar vasıtası ile ülkelerin, milletlerin, kişilerin siyasi, ticari, sosyolojik ve kültürel hayatlarını, görüşlerini, eğilimlerini öğrenip bunlardan oluşturduğu verilerle onları her alanda (siyasi, ticari, dini, psikolojik...) istedikleri gibi yönlendirmeye başladılar. Olumlu birçok tarafları olan “akıllı telefon” ve onunla birlikte anılan her türlü etkileşim araçları insanların bedeni ve ruhsal hayatlarını olumsuz anlamda o kadar etkiledi ki anlatılmaz. Bu aletin kendisinden öncekilerden farkı ise her zaman ve her yerde herkes tarafından evde bağda bahçede yatakta yolda… Kullanılabilir olması. Akıllıdan ahmağa, bilginden cahile, zenginden fakire, “gâvurdan” Müslümana tüm insanlık bu alet sebebi ile korku, endişe, hareketsizlik, kontrolsüz öfke, kendisine, ailesine, ülkesine ve kültürüne yabancılaşma, tedirginlik, kolaycılık, sosyal hayattan uzaklaşma sabırsızlık… Gibi hastalıklara duçar oluyorlar. Bu sebepten bu güne kadar insanları (olumsuz yönleri fazla olmak üzere) akıllı telefon ve ona bağlı sanal iletişim araçları kadar hiçbir buluş etkilememişti. Tüm insanlık adeta onun esiri haline geldi.

Rabbim neslimizi, nefsimizi ve tüm insanlığı bu aleti kötü niyetlerle kullanıp insanları, milletleri kendilerine köle etmeye çalışan kötülerin, zalimlerin, şerrinden korusun. Âmin.

QOSHE - İNSANLIĞIN YENİ EFENDİSİ! - Lütfi Ayhan
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İNSANLIĞIN YENİ EFENDİSİ!

22 0
17.04.2024

(Çocuk- yaşlı, kadın – erkek, gelin - damat, müslim - gayri müslim, Asyalı - Avrupalı, siyah tenli - beyaz tenli… İstisnasız hepimiz ona gönüllü köle olduk)

İlk insandan bu yana Âdemoğulları Yaratıcımızın kendilerine verdiği akıl sayesinde icatlar yaptılar, bilimsel buluşlara imza attılar. Bu eylemlerini bu gün de devam ettiriyorlar. Yapılan her icat, bulunan her buluş insanlara sadece fayda değil bazı zararlar da getirdi. Şöyle ki bugün insan vücudunu tanıyan biyoloji ve tıp bilginleri “vücut sağlığının temeli harekettir” diyorlar. Hâlbuki buluşlar insanın kol gücü ile yapabileceği işleri yapmaya başlayınca organlar çalışmadığı veya daha az çalıştığı için zayıfladılar, hastalandılar. Mesela insanlar ilk önceleri bir yerden bir yere yaya giderken bu yürüyüş onları sağlıklı yapıyordu. Önce at ve benzeri hayvanların ehlîleştirilmesi, sonra tekerleğin ve arabanın icadı İnsanlar için faydalı gibi görünse de hareketsizlik sağlığa zararlar getirdi. Buharlı gemilerin, motorlu araçların (otobüs, kamyon, araba, uçak …) hizmete alınması ile hem ticaret hızlandı, hem de insan ve yük taşımacılığı çok kolaylaştı, ama organlarımız güç kaybetti.

Yenilikler insanların sadece işlerini, sadece vücutlarını değil aynı zamanda sosyal, siyasi, psikolojik hayatlarını da etkiledi. Önceleri okla, kılıçla yapılan savaşlar delikli demirin icadı ile daha öldürücü hale geldi. Hele de füzelerin, tankların, bombaların, savaş uçaklarının, atom bombası dâhil olmak üzere kimyasal silahların kullanılması savaşlarda ölen insan sayısını artırdı. Bir misal; I. ve II. Dünya........

© Yeni Meram


Get it on Google Play