Çok Türkiyeli bir değişiklik çabası!
KKTC Hükümeti, Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nı bir kez daha gündeme getirdi…
Çok ciddi anlamda tartışılması gereken, gazetecilik örgütü ve sendikamıza göre “basın özgürlüğünü tehdit eden” değişiklik talepleri var…
-*-*-
Muğlak ifadeler!
Yoruma açık “maddeler”!
Ki hukukçular diyor ki, “Ceza hukuku yoruma açık olmamalı…”
-*-*-
Bu değişiklik “talebi” aslında sadece “gazeteci”lik veya “gazeteciler” için değil!
Çünkü artık herkes gazeteci!!!
-*-*-
Sosyal medyada herkes yazıyor veya yazılanı yayıyor – paylaşıyor ki bu da suç kapsamında!
-*-*-
Evet, getirilmek istenen değişiklikler “çok Türkiyeli”…
Kimse kusura bakmasın ama gerçek anlamıyla “Erdoğanizim” kokuyor!
Susturma, sindirme, hapisle korkutma hedefleniyor!
-*-*-
Ammmmaaaa; “değneğin iki ucuna da bakmak lazım” diye düşünmeden edemiyorum…
-*-*-
Elbette basın özgürlüğü!
Sonuna kadar ifade özgürlüğü!
İkisi de yaşasın!
-*-*-
Ama konu sadece bu mu?
-*-*-
Geçen gün kara mizah hayaliyle bir yazı yazdım… Yazdığımı, “Trump gelecek ve Erdoğan’ı da alacak” diye anlayan - algılayan bir yığın – evet bir yığın geri zekalı, söylemediğini bırakmadı!
-*-*-
Tamam canlarım benim, tamam şekerlerim, Türkiye’nin Venezuela olmadığını tabii ki biliyorum da Venezuela da Türkiye değil!
-*-*-
Ne Erdoğan’a hakaret ettim o yazıda, ne Tufan Erhürman’a, ne de Nikos Hristodulidis’e!
Erdoğan’ı zaten tanımam da öteki ikisi arkadaşım sayılır ayıptır söylemesi!
-*-*-
Sadece dedim ki, Trump, Maduro’ya yaparsa, artık herkes, dilediğine dilediğini yapacak!
Gücü yettiğince!
Örneğin Putin de gidecek ve Zelinski kardeşimizi alacak falan!
-*-*-
Yani diyeceğim, evet bir yanda “gazetecilik” var, yazıyorsunuz, yayımlıyorsunuz – dağıtıyorsunuz ama öte yanda “herkes” klavye başında!
-*-*-
Polis de çaresiz bence!
-*-*-
Bir örnek vereyim; mesela KKTC’de Ceza Yasası’nda değişiklik........
