menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okumak ve anlamlandırmak

6 0
tuesday

“Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O, kalemle yazmayı öğretendir. İnsana bilmediğini öğretendir.” (Alak Suresi: 3-5)

Dikkat çekici olan husus ilk emir namaz kılmak, zekât vermek veya başka bir ibadet değildir; “oku” emridir. Üstelik bu emir peş peşe iki defa tekrar edilmektedir.

Demek ki insanın hakikate ulaşmasının, kendisini tanımasının ve Rabbini bilmesinin yolu okumaktan geçmektedir. Fakat burada kastedilen okuma sadece harfleri ve satırları okumak değildir. Kur’ân’ın öğrettiği okuma çok daha geniş bir anlam taşır.

Önce Rabbimizi tanımaya çalışırız. Kâinatta tecelli eden isim ve sıfatlarını okuruz. Her varlıkta O’nun kudretini, ilmini, rahmetini ve hikmetini müşahede ederiz.

Sonra kendimizi okuruz. Kur’ân’ın “Biz insanı en güzel kıvamda yarattık” (Tin Suresi: 4) buyurduğu insanı tanımaya çalışırız. Kendi bedenimizde, ruhumuzda, aklımızda ve kalbimizde sayısız hikmetlerin bulunduğunu görürüz.

Ardından kâinat kitabını okuruz. Güneşten yıldızlara, yağmurdan toprağa, bitkilerden hayvanlara kadar her şeyin bir düzen ve ölçü içerisinde yaratıldığını fark ederiz.

Risale-i Nur’un ifadesiyle kâinat büyük bir kitap, insan onun özeti, Kur’ân ise bu kitabın tercümanıdır.

İnsan okudukça bilgi sahibi olur ve böylece bilgi marifete dönüşür. Marifetullah ise kalpte muhabbetullahı netice verir. Rabbini tanıyan insan O’nu sever; O’nu seven insan da gerçek huzuru bulur.

Bugün modern bilim de kâinattaki muhteşem düzeni keşfetmeye devam etmektedir. Meselâ yeryüzündeki hayatın devamında güneş enerjisinin temel bir rol oynadığı bilinmektedir. Güneşten gelen enerji, bitkiler........

© Yeni Asya