menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO 3.0 Dönüşüm, Ankara Zirvesi-2

16 0
13.07.2026

Türkiye’nin “küresel aktör” olma yolunda mesafe katetmek için çaba sarf ettiği artık tescillenmiş durumda. Bununla birlikte ABD-İran savaşında görüldü ki, İran da ciddi manada küresel bir aktör olduğunu ortaya koydu.

Türkiye’nin jeopolitik, tarihî ve konjonktürel yapısı sebebiyle NATO Zirvesi’ne Ankara’da ev sahipliği yapması, kendi adına büyük bir çıkış olarak algılanıyor. Asya ile Avrupa arasında köprü konumunda olması, ticaret yollarının kesişme noktasında bulunması ve hızla yükselen savunma sanayii şirketleriyle önemli bir konuma geldi. Bu gelişmelerin giderek daha fazla fark edilmesi de Türkiye’nin NATO bünyesindeki önemini artırıyor. Savunma sanayii, insansız hava araçları, uzun menzilli balistik füzeler ve 5. nesil yapay zekâ destekli hava araçlarının üretim bantlarından çıkarılarak görücüye çıkarılması, NATO içinde dikkatleri Türkiye üzerine çekmiş durumda.

ABD, NATO'nun savunma harcamalarının dengelenmesine yönelik çıkışlarının ardından, güçlü bir güvenlik mimarisi isteniyorsa GSMH’den ayrılan payın artırılması gerektiğinin altını çiziyor. Daha önce yüzde 2 olan savunma harcaması hedefinin yüzde 5’e çıkarılması gündemde. NATO Zirvesi’nin en önemli başlıklarından biri de bu. Bu gelişme, AB içinde farklı görüşlerin ortaya çıkmasına ve farklı yaklaşımların derinleşmesine yol açmış durumda. Bunun yanında, NATO’nun güneydoğu kanadının vazgeçilmez unsuru ve NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye’ye, AB içinde ayrıcalıklı bir statü için yeşil ışık yakılabilir mi? Yıllardır AB’ye üye olabilmek için sıra bekleyen Ankara’nın artık bu bekleyişten sıkıldığına dair açıklamalar gündemde. AB kriterlerini öncelikle kendi halkı için isteyen bir yapıya hızla dönüşmek de çok güzel olurdu. Beklentimiz bu yönde. Resmî ideolojinin etkisi ancak bu şekilde daha doğru bir zemine oturtulabilir.

AB, Rusya gerçeğiyle........

© Yeni Asya