menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Efendiler, nerede sizin kâtipliğiniz?

2 0
yesterday

Efendiler, ağalar, ey bu memleketin saf, temiz, ciğeri yanık insanları!

Bu topraklar öyle hikâyeler saklar ki bağrında, bu vitrinin cilalı lafları da kibirli havaları da tek bir Anadolu kelamıyla tartıya koyuluverir!

Ankara podyumlarında caka satan bir "kâtip" vardır; gidip sorun Kırşehir'in dağlarına, anlatsınlar da görün o kâtipliğin sonu nereye varır:

Bir zamanlar Ankara'nın bozkır ayazında gaz lambalarının cızırdayıp düğün salonlarının tütün dumanıyla kaplandığı o uzun gecelerden biridir… Kırşehir Çiçekdağı'ndan bir garip adam çıkıp düşer başkente. Büyükşehir ışıklarını, takım elbiseli ağaları, garsondan çay isteyen kodamanları görünce adamın kanı kaynar; bir anda ceketinin düğmelerini ilikler, bıyıklarını burup göğsünü bir horoz gibi kabartır.

Masanın başköşesine kurulup etrafındakilere çalım satmaya başlar:

"Ağalar! Biz Çiçekdağı'nda kâtibiz kardeşim! Kalem bizim elimizde, devletin mührü bizim cebimizde! Kasabada kimin evrakı, kimin davası varsa önce bizim rahlemizden geçer. Aklı da biziz, asayişi de!"

Düğündekiler hürmet eder, kâtibe çaylar, çorbalar ısmarlanır, önünde ceketler iliklenir. Bizimki günlerce Ankara masalarında bu yalanın ekmeğini yer, caka satar, afra tafra dağıtıp memleketin yolunu tutar.

Gel zaman git zaman, aylar sonra Ankara'daki hemşehrilerin yolu Kırşehir'e, Çiçekdağı'na düşer. Derler ki: "Varalım şu bizim okumuş kâtibin yanına, bir acı kahvesini içip hürmet edelim."

Hükümet konağına giderler, yok! Muhtara sorarlar, tanıyan yok! Kasabanın kahvesindekiler bıyık altından gülüp dağın eteklerini işaret eder:

"Sizin kâtip dediğiniz adam burada değil ağalar! Gidin şu toza dumana boğulmuş kaya tuzu madenine, orada bulun!"

Varırlar dağın bağrındaki o zifiri tuz mağarasının kapısına… İçeriden bembeyaz toza batmış, yüzü gözü kireç gibi olmuş bir adam çıkar! Saçları, sakalları tuzdan keçe gibi tutmuş, elindeki devasa kazmayı kayalara vura vura canı çıkmış, kan ter içinde bir adam! Yaklaşınca tanırlar: Ankara düğününde "Kâtibim!" diye caka satan adamın ta........

© Yeni Ankara