41 kere maşallah
Bazı gazetelerin hikâyesi, yalnızca yayımlandıkları günlerle anlatılamaz. Çünkü bir gazete, içinde bulunduğu şehrin, ülkenin ve hatta gazetecilik anlayışının değişimine tanıklık eder. Kâğıdın, mürekkebin, matbaanın ve dağıtımın belirlediği bir dünyadan; bilgisayarların, internetin, sosyal medyanın ve saniyeler içerisinde yayılan haberlerin dünyasına geçişte geride yalnızca teknoloji değişikliği değil, bir mesleğin dönüşüm hikâyesi kalır.
İşte 16 Eylül 1983'te Kırıkkale'de yayın hayatına başlayan İL gazetesi'nden, bugün dijital yayıncılıkta Yeni Ankara adıyla yoluna devam eden çizginin hikâyesi, biraz da böyle okunmalı.
Çünkü bu hikâye, bir gazetenin isim değiştirmesinden çok daha fazlasını anlatıyor: Yerel gazeteciliğin sınırlarını aşmasını, Ankara'ya taşınmasını, teknolojinin değişmesine ayak uydurmasını ve sonunda kâğıttan ekrana geçmesini…
Her şey bir “İL” ile başladı.
Kırıkkale henüz Ankara'ya bağlı bir ilçeydi. O gün yayın hayatına başlayan gazetenin adı ise İL idi. Gazetenin kendi arşivinde de kuruluş hikâyesi, Kırıkkale'nin il olma hedefiyle ilişkilendiriliyor. İlk sayının manşetinde dönemin kaymakamı Sefer Cansu ile yapılan röportaj yer alıyordu.
Bu ayrıntı aslında yerel gazeteciliğin ne olduğuna dair önemli bir ipucu taşıyor.
Yerel gazete sadece olup biteni aktaran bir yayın organı değildir. Bazen bir şehrin beklentisini, talebini ve geleceğe ilişkin iddiasını da taşır.
İL gazetesinin kuruluş hikâyesinde de bu anlayış belirgin biçimde görülüyor. Kırıkkale'nin il olması, üniversitenin kurulması, organize sanayi bölgesi, rafinerinin adının Kırıkkale ile özdeşleşmesi ve kentin ekonomik gelişimi gibi konular gazetenin yıllar içerisinde takip ettiği başlıklar arasında yer aldı.
Üstelik gazete yalnızca haber yayımlayan bir kurum olarak kalmadı. Kendi anlatımında da vurgulandığı üzere, Kırıkkale'de yerel basının gelişmesinde ve gazetecilik kadrolarının yetişmesinde bir okul işlevi gördü.
Gazeteciliğin ağır zamanları.
Bugün bir haberin hazırlanması ile okuyucuya ulaşması arasında bazen yalnızca birkaç dakika var.
1983'te ise durum bambaşkaydı.
Gazetenin hazırlanması, sayfaların oluşturulması, baskı ve dağıtım ciddi bir emek ve zaman gerektiriyordu. Matbaanın sesi, gazeteciliğin ayrılmaz parçasıydı.
İL gazetesi'nin ilk yıllarında haftalık yayımlanan gazete, 1 Aralık 1986'da günlük yayına geçti. O dönemin tanıklıklarında, bu üç yıllık sürecin çeşitli idari ve mesleki engellerle geçtiği, buna rağmen gazetenin günlük yayın hayatına devam ettiği anlatılıyor.
Bu nedenle 1983'ü yalnızca bir kuruluş tarihi olarak görmek eksik kalır.
O tarih aynı zamanda yerel gazeteciliğin emek yoğun döneminin bir fotoğrafıdır.
Gazete, okuyucunun eline ulaşıncaya kadar onlarca kişinin emeğinden geçiyordu. Muhabirden sayfa hazırlayana, matbaa çalışanından dağıtımcıya kadar herkes aynı zincirin bir parçasıydı.
Kırıkkale'den Ankara'ya.
Gazetenin hikâyesi Kırıkkale sınırlarını aşarak Ankara'ya yöneldi. 1990'lı yılların ortalarında Ankara merkezli yapılanmanın güçlenmesiyle birlikte........
