menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Geçim derdi varken ceza adaleti tartışılıyor - Kanun caydırmalı, ezmemeli

7 1
07.01.2026

Yeni yıl, milyonlarca vatandaş için umutla karşılanması gereken bir başlangıç olmalıydı. Ancak 2026’ya girerken tablo yine tanıdık; Maaş zamları daha cebe girmeden enflasyon karşısında eridi, alım gücü bir kez daha geriledi. Memur ve emeklilere yapılan yüzde 18,6’lık artış, sendikaların da vurguladığı gibi reel kayıpları telafi etmekten uzak kaldı. Asgari ücretin net 28 bin 75 TL’ye yükseltilmesi ise kâğıt üzerinde anlamlı görünse de, yüksek enflasyon koşullarında bir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor.

Market rafları, faturalar, kiralar… Hayat pahalılığı her geçen gün daha da ağırlaşırken, vatandaşın sırtına şimdi bir de rekor düzeyde trafik cezaları yüklenmek isteniyor.

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi planlanan Karayolları Trafik Kanunu değişikliği teklifi, tam da bu ekonomik darboğazın ortasında gündeme geldi. Ancak 6 Ocak’taki görüşmeler, Meclis’te yeter sayı sağlanamadığı için yapılamadı ve Genel Kurul çalışmaları 7 Ocak’a ertelendi. Yani milyonları doğrudan ilgilendiren bu düzenleme, ilk oturumda bile yeterli siyasi iradeyi bulamadı. Buna rağmen teklif bu haliyle yasalaşırsa, hükümleri 1 Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek.

Resmi gerekçe net: Trafik güvenliğini artırmak. Elbette kazaların azalması, can kayıplarının önlenmesi hepimizin ortak temennisi. Ancak teklifin içeriğine bakıldığında, yöntemin kendisi ciddi soru işaretleri barındırıyor. 140 bin TL’ye, bazı ihlallerde 180 bin TL’ye varan para cezaları; uzun süreli ehliyet geri almalar ve araçların trafikten men edilmesi, özellikle dar gelirli sürücüler için caydırıcılığın........

© Yeni Ankara