menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran'dan sonra sıra Türkiye'de mi? İsrail'in asıl korkusu ne?

24 0
03.09.2026

İran'dan sonra sıra Türkiye'de mi? İsrail'in asıl korkusu ne?

Ortadoğu'da haritalar yeniden çiziliyor.

Suriye'nin dengeleri altüst oldu.

PKK silah bırakma sürecine girdi.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Mekke'de ortak savunma anlaşmasına imza attı.

İsrail ise Suriye'den Doğu Akdeniz'e kadar Türkiye'nin karşısına çıkıyor.

Bütün bunlar birbirinden bağımsız gelişmeler mi?

Yoksa Ankara uzun zamandır yaklaşmakta olan büyük hesaplaşmayı görüyor ve taşlarını ona göre mi diziyor?

Ben ikinci ihtimalin üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum.

Önce filmi biraz geriye saralım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan çok önemli bir kavram kullandı:

Türkiye'nin dışarıdan gelen saldırılar karşısında iç cephesini tahkim etmesi gerektiğini söyledi.

Bir ay sonra hiç kimsenin beklemediği bir şey oldu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'nin açılışında DEM Partililerle tokalaştı.

Ardından Abdullah Öcalan'a kadar uzanan o bildiğiniz çağrılar geldi.

Türkiye'nin yıllardır silahla mücadele ettiği PKK'nın tasfiyesinin bu defa örgütün kurucusu üzerinden gerçekleştirilmesi hedeflendi.

Sadece terörü bitirmek için mi?

Bence mesele bundan çok daha büyük.

Bahçeli daha sonra dünya siyasetindeki krizleri değerlendirirken şu stratejik çerçeveyi açıkça ortaya koydu:

Artan dış baskının iç cephe tarafından dengelenmesi...

MHP'nin resmî sitesinde yayınlanan konuşmasındaki mantık tam olarak buydu. 

Yani dışarıdaki fırtına büyürken içeride açık bırakmayacaksınız.

Türkiye'nin güneyinde on yıllardır PKK var.

Suriye'de onunla bağlantılı gördüğümüz YPG/SDG yapılanması var.

İran'da ise farklı Kürt silahlı örgütleri faaliyet gösteriyor.

Bölgede büyük bir savaş çıktığında bu yapıların dış güçler tarafından kullanılma ihtimali Ankara açısından yeni bir endişe değil.

Nitekim 2026 İran savaşında bunun nasıl bir güvenlik sorununa dönüşebileceğini gördük.

Reuters'ın araştırmasına göre İranlı Kürt silahlı grupları İran'a karşı harekete geçmek üzere hazırlık yaptı; İsrail ve CIA'in bu gruplarla ilişkiler geliştirdiği bildirildi. Ayrı bir Reuters haberinde de İsrail'in İran sınırındaki bazı bölgelerin ele geçirilmesini hedefleyen İranlı Kürt grupların hamlesine destek verdiği aktarıldı. 

Demek ki Ankara'nın dikkate aldığı senaryo teorik değil.

Bölgesel savaşlarda etnik ve silahlı yapılar büyük devletlerin satranç taşlarına dönüşebiliyor.

İsrail'in eski Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar Kürtleri açıkça İsrail'in “doğal müttefikleri” olarak nitelendirmişti. İsrail'deki stratejik tartışmalarda da Türkiye'nin Suriye'deki Kürt yapılanmasına karşı politikası yakından izleniyor. 

SDG'nin İsrail ile koordinasyon içinde hareket ederek İsrail'in bölgede “böl ve yönet” politikasına hizmet ettiğini söyledi. 

Çünkü şimdi çok önemli bir gelişme yaşandı:

Silahlı unsurları Suriye devlet ordusuna entegre........

© Yeni Akit