menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dilipak mahkemede beraat etti, kemalist Cumhuriyet mahkum etti!

246 39
thursday

Dilipak mahkemede beraat etti, kemalist Cumhuriyet mahkum etti!

ALİ KARAHASANOĞLU

Tam da Cumhuriyet gazetesinin tepe ismi Alev Coşkun, “İç cephe” dediği gün..

“İç cephe şart” deyip, ardından “İç cephe şart diyelim, siyasi iktidarın dış güçler konusundaki tespitlerine katılıyor gibi yapalım. Çaktırmadan, ‘adalet’ isteği adı altında, ‘iç cephe’ güçlendirilecek ayağı ile, bizim mahallenin suçlularını cezaevinden çıkartalım” tilkiliği yaparak, darbecileri kurtarma operasyonuna soyunduğu gün..

“Bizim sandıktan çıkacağımız yok. Muhalefetiz. İktidardan ayrılan isimlerin muhalefet partilerine geçmesi beklenir iken, muhalif partilerden isimler, AK Parti’ye geçiyor. Artık sandıktan çıkma ihtimalimiz sıfır” karamsarlığı ile, “İktidarın söylemine katılıyoruz gibi yapalım” taktiğine soyunup, seçilmiş AK Parti iktidarına, görev talimatı vermeye kalktığı gün..

Cumhuriyet’in internet sitesinde, ahlaksızlığın zirve yaptığı bir algı operasyonuna imza atıldı..

Başlık şöyle:

“AKP’li kadınlar şikâyetçi olmuştu: Gerici yazar Abdurrahman Dilipak’a kadınlara fahişe dediği yazıdan beraat!”

Bir atıp, üç vurgun yapmanın tilkiliği, işte buna denir..

Ömrünü gazeteci ve yazar olarak geçirmiş, konferansları, aktivist kişiliği ile bilinen bir düşünce insanını, farklı düşünceden birçok insan ile dostluğu sebebi ile takdirle karşılanan bir insanı önce gerici ilan ediyor..

Böylece, kemalist sol kafa, “Farklı düşüncelere tahammül gösterme” edebiyatını kendi elleri ile boğuyor.. Farklı düşünen kim varsa, anında mahkum edeceğini ispatlıyor..

Yolsuzluk yapan Ekrem İmamoğlu için dahi, “Masumiyet karinesi” diyor ama..

Bir gazeteciyi, mahkeme kararı da, gösterebileceği bir belge de olmadan “Gerici” diye yaftalayabiliyor..

Onlar suç işleseler bile, masumiyet karinesinden yararlanırlar.. Bu onların en tabii haklarıdır.

Ama onlar, başkalarını, somut bir gerekçe dahi göstermeden mahkum ilan edebilirler..

“Gerici” diye yaftalayabilirler.

Çünkü mahkum etmek, onların işi.

Onların hırsızları, suçüstü dahi olsalar.. Baklava kutusunu kendi eli ile açıp, içindeki deste deste avrolar kamera kayıtları eşliğinde milyonlarca insan tarafından izlenmiş de olsa..

Onlar masumiyet karinesinden yararlanmalıdırlar..

Yoksa, Ahmet Taşgetiren ağabeyimiz fena kızar..

Hz. Ebubekir’in doğruluğundan başlar, Hz. Ömer’in adaletinden çıkar..

Ama, Taşgetiren’in avukatlığına soyunduğu........

© Yeni Akit