We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Cennet Vaat edip Cehenneme Yollamak: Hizbu’t-Tahrir

10 17 13
02.03.2021

Bu yazımda, Hizbu’t-Tahrir denilen ve Yargıtay tarafından terör örgütü olduğu tescillenen[1] Fetö tipi bir örgüt hakkındaki bilgi ve değerlendirmelerimi Veryansıntv okurları ile paylaşacağım. Dini siyasetin manivelası gibi kullanmanın ötesinde, siyasi tarz ve emellerini dinleştirilmiş; politik hırslarını tatmin etmek ve buradan da kendilerine “dünyada cenneti” kurmak için yüzyıllardır alışıldık, bilindik bayat saptırmalardan ve yalanlardan söz edeceğim. İnsanlara Cenneti vaat edip aslında onları nasıl cehenneme yolladıklarını yazacağım.

Hizbu’t-Tahrir, Arapça bir tamlamadır. Kurtuluş Partisi demek oluyor. Kuruluş yılı 1953’ten beri dünyanın bazı ülkelerinde ve Türkiye’de yasadışı faaliyetlerde bulunan bu terör örgütü, ülkemizde de aynı Arapça adıyla bilinir. Türkçesini yazmazlar. Kurtuluş Partisi diye çevirdiğimizde sanki devrimci, yenilikçi, aydınlanmacı ve cehalete savaş açan bir parti sanılabilir. Oysa tam tersidir. Türk insanının Arapça sözcüklere olan zafiyetini kullanırlar. Türkiye Cumhuriyetini ve Türk milletini hedef aldıklarını açıkça ilan ettikleri halde, Kurtuluş Partisi çevirisini değil, Hizbu’t-Tahrir’i, yani asıl Arapça adını öne çıkararak propaganda yaparlar. Arapça postuna bürünmüş din pazarlaması yaparlar. Umarım ki Türk halkının büyük çoğunluğu bu adın Kur’an ayetinden bir parça olduğunu sanmıyordur.

Peki, yalnız adları mı Arapça? Hayır, kaynağı da Araplardır. Kuruluş amacı, ilkeleri ve hedefi de Araplarla ilgilidir. Ama Türkiye’de Anayasal düzeni yıkmak için büyük şehirlerde “Hilafet’e Çağrı” panelleri, kongreleri ve sempozyumları düzenlerler. 2000’e yakın örgüt mensubu Türk mahkemelerinde yargılanmıştır.

Youtube’dan yaptıkları yasadışı pek çok yayın, mahkeme kararıyla yayından kaldırılmışsa da Örgüt, Türkiye’de facebook/degisimtv, kokludegisim.net gibi sayfalar aracılığıyla propaganda faaliyetlerini sürdürmektedir. Twitter’da “Hizbu’t-Tahrir Medya Örgütü” adıyla aktif olarak etkinliklerde bulunmaktadır.

Kurucusu Şeyh Takıyeddin en-Nebhani (ö. 1977), bu örgütü Ürdün sınırları içindeki Doğu Küdus’te 1953’te kurdu. Siyasi eylemciliği, 1940’da İngiliz sömürgesine karşı düzenlenen protesto hareketlerine katılarak başladı. Bu gün İsrail sınırları içinde olan Hayfa’da dünyaya gelen en-Nebhani’nin kurduğu bu örgüt daha sonra Lübnan, Suriye, Irak ve Türkiye’ye yayıldı. Ölünce yerine ikinci emir Şeyh Abdülkadim Zellum geçti. 2003’te emirliği bırakan Zellum’un yerine geçen Şeyh Ata ibn Halil Ebu Raşta’dır.

Dünyanın pek çok yerinde örgütlenen Tahrircilerin sayısı hakkında farklı bilgiler vardır. Ayrıntılar üzerinde durmayacağız.

Yerel ve merkezi sistem koordinasyonuyla çalışırlar. Yerellerden elde edilen veriler merkezde hilafet amacına yönelik olarak toplanır, değerlendirilir ve genel bir dinsel siyasal tutum belirlenir. En temel amaç, “100 yıl önce kaldırılan hilafeti ayağa kaldırmak”tır. Türkiye temsilcisi Yılmaz Çelik’e göre hilafet “bir ölüm-kalım meselesi”dir. Hilafetsiz geçen 100 yıl onlar için günah ve şirkin, küfür ve inkârın çağıdır ve Müslümanlar, 1258-1261 arasında yani sadece üç yıl süren bir halifesizlik dönemi yaşamışlardır. 100 yıllık halifesizlik çok uzun bir süredir ve bu asla kabul edilemez bir durumdur. Çünkü halifelik farzdır ve bu farz uzun yıllardır çiğnenmektedir. Öyleyse bir an önce Türkiye’de halifeliğe geçilmeli, “Raşidi Hilafet” modeli uygulanmalıdır.

Şimdi bu savların aslı astarı var mı, bir bakalım:

Örgüt, dünyaya yayılmışsa da hedef Türkiye Cumhuriyeti’dir. Birleşip İsrail’e karşı güç olmayı başaramamış radikal dinci Arap terör örgütleri, Türk milletinin dine saygısını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin laik demokratik yapısını istismar ederek, hilafet safsatası denemelerini topraklarımızda uygulamaya koyulmuşlardır. İsrail karşısında çil yavrusu gibi dağılan ve hâlâ millet olabilme erdemine sahip olmayan bedevi Arap toplulukları, kendi yenilgilerinin,........

© Veryansın TV


Get it on Google Play