MİHRAPTAKİ CASUSLAR
İnanç İstismarı ve Örtülü Operasyonlar
Kutsal değerlerin istihbarat laboratuvarlarında birer kitle imha silahına dönüştürüldüğü bu çağda, minberlerin arkasına sızan gizli servislerin maskesini indirmek en mukaddes beka vazifesidir; çünkü cübbesinin altına küresel efendilerin suflelerini gizlemiş sahte bir din adamı, cephedeki düşman ordusundan çok daha sinsi ve yıkıcı bir hıyanet aparatıdır.
Kutsal Mekânlara Sızan Gizli Servisler ve Din Maskeli İstihbarat Şebekelerinin Anatomisi
Küresel hegemonya, sömürmek ve parçalamak istediği coğrafyaların sadece askeri üslerine ya da iktisadi damarlarına göz dikmez; asıl büyük yıkımı, o toplumları bir arada tutan en mukaddes kaleye, yani inanç dünyasına sızarak gerçekleştirir. Soğuk Savaş döneminden bugünün modern hibrit savaşlar çağına kadar uzanan süreçte, Batılı istihbarat servislerinin (CIA, MI6, Mossad) Ortadoğu ve Türkiye üzerinde yürüttüğü en sinsi faaliyetlerden biri "din maskeli örtülü operasyonlar" olmuştur. Cemaat yapılarını, tarikatları ve dinî söylemleri birer casusluk şebekesine dönüştürmek isteyen küresel akıl; mihrabın arkasına, minberin gölgesine gizlediği fonlu aparatları eliyle kitleleri mankurtlaştırmakta ve inanç üzerinden ulus devletleri içeriden çökertmektedir.
İnanç Laboratuvarlarında Üretilen Sinsi Sızma ve İlahiyat İstihbaratı
Uluslararası vakıflar, sivil toplum maskeli misyonerlik örgütleri ve küresel gizli servisler, İslam coğrafyasını içeriden parçalamak adına "dinler arası diyalog", "ılımlı İslam" ve "reformist ilahiyat" adı altında milyarlarca dolarlık karanlık projeler yönetmektedir. Nitekim 15 Temmuz hain darbe girişimiyle........
