Düşüş
ABD’ye, kuruluşundan bu yana hiç kimsenin vermediği denli ziyanı işbaşındaki Başkan Trump vermekte!.. Kanaat Önderlerinin görüşü odur ki kabul edilse de edilmese de ABD, bugün sonun başlangıcına gelmiştir. Bu siyasetle süper güç kalma dönemi kapanıyor. Amerikan Baharı, uzak olmasa gerek:
Nice vakittir bütün dünya basın-yayın unsurları, Trump’ın akla sığmaz icraatları yüzünden ABD için en sert sözleri sarf etmekteler.
Bu, manşet ve ana haberler, haksızlığa isyandır…
Kibir taşkını Trump, Venezuela Devlet Başkanı Sn. Nicolas Maduro’yu, bir gece, evinden korsan keyfîliğiyle kaçırtıp New York’a getirtmesinin verdiği güç zehirlenmesiyle bu defa 28 Şubat 2026’da İran’a saldırdı. Hâlbuki; cihan devleti olmanın temel şartı, âdil olmaktır. G.W. Bush’un bir Kurban Bayramı sabahı merhum Saddam Hüseyn’e revâ gördüğü idamın habercisi gibi tutuklamayı, D.J. Trump da Maduro’ya revâ gördü. Kan ve barut kokan bu huy, şüphesiz ki genetiktir ve Kızılderili ve daha nice mağdur millet sabıkalısı bir yapının şifâ bulmaz hastalığıdır.
İnsanların da devletlerin de başka kişi, şirket ve ülkelerin petrol, maden, cevher, nadir element... gibi yer altı ve yer üstü varlıklarına el uzatmaları asla meşru değildir. Buna gasp, hırsızlık ve sömürgecilik denir. Bütün Batı’nın yüzünde bu koyu kara leke vardır. Ticarî zekâ sahibi Trump’ta yeter miktarda devlet adamı zekâsı da olsaydı ülkesini de Garp âlemini de bu utançtan kurtarmanın çâresine bakardı. Aksine bâzı eski başkanların keyfîliğini aşmak için olmadık yollara tevessül etti.
İlki, başaracağı bu “yel değirmenlik” fetihle, kasım ayındaki ara seçimleri kazanmak.
İkincisi, Netanyahu’nun kapalı kapılar ardında yüzüne karşı salladığı Epstein dosyasının hayâ damarı çatlatan görüntülerini unutturmak.
Üçüncüsü de kendi tabiriyle bir Hristiyan Siyonist yâni Evanjelist olarak Yahudi ırkına hizmet........
