Doğan Bey’in insan sevgisi karşısında taş bile erirdi...
Maria, karşısındaki bu yiğidin tereddüt geçirdiğini anlayınca, onu rahatlatmak ve itimadını kazanmak için neler olup bittiğini fısıldadı kulağına...
Maria’nın pırıltılı, güvercin göğsü gibi yanar döner yerlere kadar uzanan elbisesine takıldı. Her ne hikmetse göz göze gelmek istemiyordu.
“Kurtarıcım” demekle ne demek istiyordu acaba?
Maria, karşısındaki bu yiğidin tereddüt geçirdiğini anlayınca, onu rahatlatmak ve itimadını kazanmak için neler olup bittiğini bildiğini, kendilerine bir can borcu olduğunu, elinden ne gelirse yapacağını, nerede, nasıl buluşacaklarını fısıldayarak ayrıldı.
- Hadi şövalyem gidiyoruz.
Gelip, tekrar zindancıbaşının koluna girdi. Konuştuğu adamın kim olduğunu merak ettiğini düşünerek;
- Çok iyiliğini gördüğüm biri. Alâkadar olmasaydım üzülürdü.
Diyerek geçiştirdi. Gülerek yürüdüler.
Şecaat göstermenin gerektiği bir yerde,
Korkaklık eden kimse, benzetildi merkebe.
Üryan Eşkıya, yavaşça yaklaştığı meyhanenin kapısından içeri baktığında hâlâ o........
