We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Taksim Camii

85 34 0
04.06.2021

Bazı köşe yazarları ve internette bazı basın yayın kuruluşları ve bazı siyasetçiler Sultan Vahideddin Han’ı "cami satan devlet adamı" diye gece gündüz karalamayı ve kötülemeyi marifet olarak görürler. İnterneti gezdiğinizde bu konuda onlarca habere rastlarsınız. Padişaha hakaretlerle dile getirilen "bu cami meselesi acaba hangisi?" dediğinizde karşınıza Taksim’deki Kışla Camii çıkar.

Kışla Camii’nin gerçekten de çok hazin bir geçmişi vardır. Biz onun hikâyesini inşallah haftaya bırakalım. Bu hafta onun yıkılması ile birlikte yerine Taksim’de yapılması düşünülen ve nihayet neticelenen, geçtiğimiz hafta açılışı yapılan caminin amansız mücadelesini yazalım...

Öncelikle bir yaman çelişkiyi belirtelim. Vahideddin Han’a cami sattı diye höykürenleri sanırsınız ki cami peşindeler. Sanırsınız ki orada bir cami görmek isteyenlerdir. Sanırsınız ki Taksim’e bir cami yapılması için gayret sarf edenlerdir.

Hayır, tam tersine! Bu zihniyet orada bir cami görmemek için bakınız nasıl bir mücadele verdi.

Evet, Cumhuriyet tarihimizin en tartışmalı konularından biri olan Taksim’e cami yapılması nihayet neticelendi.

Aradan bir yüz sene geçtikten sonra Taksim Camii meselesi üzerine araştırma yapacak olanlar ne diyeceklerdir acaba?

Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede, Müslümanlar namazlarını eda edebilmek için neredeyse ibadet mekânının bulunmadığı bir alanda bu ihtiyaçlarını yerine getirebilmek için cami yapılması için istekte bulunuyorlar. Çok partili hayata geçtikten sonra seçtikleri bütün hükûmetlerden buna çözüm bulmalarını istiyorlar.

Nitekim istisnasız Menderes, Demirel, Erbakan, Türkeş, Özal ve nihayet Recep Tayyip Erdoğan milletin arzusuna uyarak bu caminin yapılabilmesi için harekete geçtiler. Fakat bir türlü muvaffak olamadılar. Milletin oyu ile gelenler milletin arzusunu yerine getiremediler.

Hâliyle bu ve bunun gibi meseleler yüzünden, "iktidar olursunuz ama muktedir olamazsınız" sözü zihinlere tam manasıyla kazındı.

Amansız muhalefet!

Taksim Camii’ne muhalefet eden bir yapı, bir teşekkül, bir parti zihniyeti vardı: CHP idi bu... Bu zihniyet 1940 yılında mevcut olan kışlayı sanatseverlerin bütün ısrarlarına ve karşı çıkmalarına rağmen dümdüz ettirip, İnönü, gezi parkı hâline getirmişti.

Neticede o günkü hükûmetin tasarrufu bu yönde olmuştu diyelim ve nokta koyalım.

Peki, sonraki dönemlerde seçilen hükûmetler bir tasarrufta bulunmak istediklerinde nelerle karşılaştılar.

Başbakan Adnan Menderes 1952 yılında Ayasofya’ya yeniden cami statüsü kazandırmak istediğini belirtmişti. 1955 yılında da........

© Türkiye


Get it on Google Play