Kazalar krizlere dönüşmeden…
Günlerdir peş peşe gelen iki elim deniz kazasıyla yatıp kalkıyoruz. Girne açıklarında batan feribot ve İstanbul Silivri açıklarında çarpışan iki yük gemisi… Feribot kazası KKTC’de hükûmet krizine de yol açmış bulunuyor!
Musibetlerden ders çıkarmak çok önemli bir mesele… Acaba toplum olarak hemen her gün yaşanan irili ufaklı, türlü çeşitli kazalardan, yangınlardan ve benzeri afet ve musibetlerden ne derece dersler çıkarabiliyoruz? Şayet bu sahada, yeteri kadar şuurlu ve dikkatli olabilseydik; acaba sonuç itibarıyla felakete dönüşen acı olayları bu kadar sık sık yaşar mıydık? Toplumların hafızası zayıflık yönünden balık hafızasına benzetilir. Balık ne kadar sık oltaya takılırsa takılsın, her seferinde oltanın ucundaki yem onu kendine çeker!.. Teşbihte hata olmaz derler. Elbette her şey bu teşbihteki gibi basit ve çarpıcı değil. Ancak kişi ve toplumların şuur ve dikkat seviyesi, her ikisinin de selameti açısından hayatidir. Tabii ve beşerî kaynaklı afet ve elim kazaların, ihmallerin yol açtığı vahim neticeler karşısında ah vah etmek, telafisi imkânsız kayıpların önüne geçemiyor maalesef...
Toplumlar balık hafızalıdır diyoruz ya. Hatırlayınız 21 Ocak 2025 tarihinde Bolu Kartalkaya Kayak Merkezinde bir otelde çıkan feci yangın… O yangında 34’ü çocuk tam 78 kişi feci şekilde can vermişti. Yangın sonrasında yapılan incelemelerde akıllara durgunluk veren ciddiyetsizlik, şuursuzluk, denetimsizlikler tespit edildi. Herhangi bir yangın veya benzeri riskler için tedbir diye bir şey söz konusu değildi. Yangın sırasındaki davranış biçimi de tam bir felaketti. Otelin emniyetinden sorumlu olması gereken şahıslar can kurtarma noktasında en küçük bir gayretin içinde olmamıştı. Herkes kendi can derdine düşmüş, hatta sadece basit tedbirlerle kurtarılabilecek canlar da felaketin........
