We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bu ülkenin insanına polisi sevdirmek mümkün müydü?

204 90 56
30.06.2020

Bu satırlar dünkü görüntüleri izledikten sonra yazıldı.

Polisi sevmezdik biz çocukken, korkardık. Zaten ebeveynlerimiz de devlet denen otorite kurumun “Demokles kılıcı” olarak polisi gösterir “Bak yaramazlık yaparsan polis amcayı çağırırım ona göre, hmm” diye tehdit ederlerdi bizi.

Büyüdük genç olduk, solculuğu tercih ettik, polisi yine sevmedik. Çünkü polis bizim korsan gösterilerimizi acımadan dağıtır, hepimizi coptan geçirirdi. Derneklerimizi basardı, sebepsiz yere bizi gözaltına alır işkence yapardı. Dayak ve işkence vakayı adiyedendi. Her gözaltına alındığımızda Ankara Emniyeti’nin 7. Katında en aşağı iki gece konaklar, sıra sıra dizildiğimiz hücrelerde eğer sıra bize gelmemişse, işkencehaneden gelen çığlıkları, bağırışları dinlerdik. Sıra bize geldiğinde de o çığlıkların sebebini gayet net anlardık!..

Örgütlerimiz de bize askeri sevmemiz gerektiğini dikte etti bir süre. Polis kötü, asker iyiydi. Bu yüzden nöbetteki askerlere türküler yakıldı “Jandarma biz sosyalistiz, dostuz yalnız biz sana” dizeleriyle. Rahmi Saltuk’un o bas bariton sesiyle söylediği “devrimci türkü” ile iktidardaki “kahpe hükûmet”i askerin yardımıyla devireceğimizi hayal ederdik hep birlikte. Ancak kimse bu hayalini birbiriyle paylaşmazdı, çünkü kendi “devrimci öz gücü”ne inanırdı.

Sıkıyönetim ilan edilip bu kez askerî cezaevine nakledildiğimizde sevindik. Çünkü "Dostuz yaaalnız biz sanaaaa” diye türkü çığırttığımız jandarmalara güveniyorduk. Bu fikrimizi komutanlar bizi jandarmalara her gün kafa göz pataklattırmaya başlayınca değiştirmek zorunda kaldık!..

Zaten asker darbesini yapıp elini yıkadığı için “pis işler” genellikle polislere yaptırılmaktaydı.

Aslında polis, sadece solcuların değil, vatandaşın da düşmanı gibiydi. Dediğim gibi, işkence yapmak, hortumla dövmek,........

© Türkiye