menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gülen’den Gehlen’e, Kuriş’ten Köln’e…

96 0
16.08.2026

Biri yaşayan, ikisi ölmüş üç şahıs özel ismi ve bir de şehir özel adını kapsayan başlıktaki her kelimenin birbiriyle ilişkisi üzerine kuracağımız bu yazıda 1945’ten bugüne istihbarat ve örgüt kavramlarının izini, ABD/Almanya mahreçli olarak süreceğiz. İlkin kronolojik açıdan en eski hikâye ile başlayalım:

Gelmiş geçmiş en büyük casus yöneticilerinden biri, hatta birincisi olarak görülen Nazi Almanya’sının meşhur istihbaratçısı Reinhard Gehlen’in hikâyesi, Batı Almanya’nın, dolayısıyla ABD hegemonyasının simgesi Köln ile Doğu Almanya’nın simgesi Doğu Berlin’in tam ortasındaki bir yerde, Erfurt namlı şehirde başladı. Tarih, 3 Nisan 1902 idi. Henüz Soğuk Savaş şöyle dursun, Almanya’yı bölen II. Dünya Savaşı’na bile daha çok vardı.

Katolik bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Gehlen, Nazi ordusunun 1939’da Polonya’yı işgalinden önce de Hitler’in yanındaydı. Ama II. Dünya Savaşı’nı başlatan ilk işgal, Gehlen’i askerî istihbarat kariyerinde en tepelere taşıyacaktı.

Gehlen, 1944’te Claus Von Stauffenberg’in, Adolf Hitler’e suikast hazırlığı yaptığını bildirdi. Suikastı bu istihbaratla atlatan Hitler, zaten bir yıl sonra intihar etti. Bu süreçte Gehlen’in casusları, pek çok gizli SSCB belgesinin mikrofilmini çekmişti. Bunlar, savaşı kazanan ABD istihbaratına satılacak önemli ‘hazine’lerdi Gehlen için. Bu yüzden hazineyi Avusturya Alpleri’nde çelik davulların içinde sakladı. Mayıs 1945’te de hepsini Amerikan ordusundaki meslektaşlarına teslim etti.

Alman istihbarat ekolünü ABD’ye taşıyarak CIA’in tohumlarını atan Gehlen sonuçta, tıpkı Fetullahçı Terör Örgütünün Azrail ile tanışmış lideri Fetullah Gülen gibi ABD’ye sığındı. Gehlen, sonradan CIA........

© Türkiye