menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran’a karşı savaşı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Örgütledi

18 0
20.04.2026

Netanyahu`nun elindeki Epstein dosyalarını Trump`a karşı büyük bir baskı aracı olarak kullandığı açıkça belirtiliyor. ABD’nin bir önceki dışişleri bakanı Antony Blinken bunu vurguluyor. Yine ABD’li gazeteci Ethan Levins, İran’a yapılan harekâtı, “Epstein Öfkesi Harekâtı” olarak adlandırıyor.

Dünya`da benzeri olmayan insanlık suçu Epstein skandalını kısaca açmamız gerekiyor. Epstein projesi, uzun süreli amaçlar için son derece ustaca planlanmış ve programlanmış bir skandal olarak ortaya çıkıyor.

Jeffrey Epstein, Musevi inançlı Amerikalı multi milyarder biri. 18 yaş altında reşit yaşta olmayan yüzlerce kız çocuğunu cinsel istismar için, elit denen siyasi kişilere pazarlayan geniş bir fuhuş ağı yönetmekteydi. Epstein, çocuk yastaki genç kızlar manipüle edilerek özel uçağıyla sarayının bulunduğu adaya taşıyan bir suç ağı kuruyor.

Neyi içeriyor bu skandal proje? Dünya’nın en önde gelen siyasilerine ve politikacılarına karşı gerektiğinde büyük bir baskı aracı olarak kullanılma amacıyla planlanmış ve uygulanmış iğrenç bir skandal tuzak.

Aralarında ABD eski başkanı Bill Clinton ve yeni başkanı Trump’ın, İngiltere Kiralı Charles III`ün kardeşi Prinz Andrew`i ve daha birçok siyasi liderinde bulunduğu, kişilerin kullanıldığı, kolay kolay akla gelmesi güç iğrenç bir proje.  Çocuk yaştaki genç kızlarla bu siyasiler seksüel ilişki için bir araya getirilerek, fotoğrafları ve filmleri çekiliyor. Amaç bu filmleri ve fotoğrafları bu siyasilere karşı gerektiğinde büyük bir siyasi baskı aracı olarak kullanmak.

İran’a karşı günümüzdeki savaşı ilk başta istemeyen Trump’in,  Epstein tarafından küçük yaştaki kız çocuklarıyla çekilmiş fotoğraflarının Netanyahu tarafından Trump`a karşı baskı aracı olarak kullanıldığı belirtiliyor. Trump`in Irana karşı bu yeni savaşı istemediği biliniyor. Bu nedenle Netanyahu bir yıl içerisinde Trump’ı yedi kere ziyaret ederek bu savaşa Trump`in katılmasında ısrar ettiği ve büyük olasılıkla Epstein tarafından Trump’ın küçük kızlarla çekilen fotoğraflarını baskı aracı olarak da kullandığı belirtiliyor.  Günümüzde bu fotoğraflar Dünya kamuoyunda yaygın olarak artık görülmektedir.

ABD’nin görevden alınan adalet bakanı Pam Bondi de “Epstein belgelerini üst üste koysak Eyfel kulesini bulur” diyerek belgelerin hacmine ve ağırlığına dikkat çekmektedir.

Bütün bunlara karşın, ABD’nin emperyalist emellerini, küresel güç savaşlarını ve savaş sanayisinin etkisini de gözden uzak tutmamalı ve Başkan Trump’ın “savunma bakanlığının” adını “savaş bakanlığı” olarak değiştirdiğini de unutmamalıyız.

Bir dizi yolsuzluk nedeniyle mahkemede yargılanmakta olan Netanyahu`ya karşı halkın çok geniş bir kesimi yıllardır yoğun protestolar yapmaktaydı. Nerdeyse her hafta sonu on binlerce ve hatta bazan yüz binlerce kişinin katilliği bu protestolarda halk, Netanyahu`nun istifasını istiyordu. On yıllardır aralıklarla yapılan savaşlardan bıkan İsrail halkının büyük bir kesimi, kanımca Filistin halkıyla ve komşu ülkelerle barış içeresinde yaşamaktan yana bir politika istiyordu ve belki günümüzde de bunu istiyordur.

Netanyahu ise, kendine karşı ülke genelinde sürmekte olan protestoları engellemek ve iktidarda kalabilmek için, Israil`in bir savaşa gereksinimi vardı. Terör örgütü Hamas`in 50 kadar militanıyla Israil’li gençlerin katıldığı Süpernova Festivalini basarak 260`tan fazla kişiyi öldürmesi ve 250’den fazla çoğu kadın ve çocuk yaştaki kişiyi de Rehin olarak kaçırması, bilerek engellenmedi. Bu Netanyahu`nun istediği savaş için en uygun gerekçe oldu.

Oysa Mısır Devlet Baskani Sisi, bu saldırıyı önceden ögrendiğinden, Netanyahu`yu telefonla arayarak Hamasın yapacağı bu saldırıya karşı önlem alınması uyarısında bulunmuştu. Netanyahu bu önemli uyarıyı görmemezlikten geldi ve Hamas’ın bu saldırısı engellenmedi.

Çünkü Netanyahu iktidarda kalabilmek için Gazze’de Filistin halkına karşı savaş yapmayı iktidarı için tek kurtuluş yolu olarak gördü. Netanyahu`ya destek veren aşırı ırkçı ve aşırı dinci siyasi partilerin yıllardır Filistin halkına karşı yürütülen savaşta, en az 72.000 Filistinlinin öldürüldüğü belirtiliyor.

Netanyahu, kendi siyasi geleceği bakımından yıllardır İran’a ve Filistin halkına karşı savaş açmayı, kendi siyasi geleceği bakımından kaçınılmaz bir strateji olarak görüyor ve planlıyordu. Günümüzde yaşamakta olduğumuz Iran savaşı bu stratejinin sonucudur.

Burada büyük bir önemle ve özenle üzerinde durulması gereken konu, Epstein projesinde açıkça gördüğümüz gibi, bazı Musevi inançlı kişilerin Israil için hangi uzun hedefli projeleri planlamaları ve bunlar gerektiğinde kullanmalarıdır. Bu konu üzerinde büyük bir önem ve titizlikle durulması gerektiği kanısındayım.


© Turkish Forum