menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Terörle mücadeleyi “Demokrasi Sorunu” diye sulandırmak ve gölgelemek

34 4
wednesday

Dünyada ve bölgede yaşanan gelişmeleri vizyoner bir bakış açısıyla önceden okuyabilen Cumhur İttifakı, “Terörsüz Türkiye” sürecini başlatarak iç cepheyi güçlendirecek hayati adımlar atmıştır. Ancak bu adımların atıldığı ilk günden itibaren, Türkiye’deki muhalefet bu süreci karalamak ve baltalamak amacıyla sistemli bir tutum sergilemektedir.

Terör örgütü PKK silahlı faaliyetlerini sürdürürken; geçmişte PKK’nın siyasi uzantılarıyla defalarca ittifak ve iş birliği yapmış olan İYİ Parti ile Zafer Partisi, bu sürece karşı en çirkef ve en saldırgan dili kullanmayı tercih etmektedir. CHP ise açık bir karşı duruş sergilemekten kaçınarak, bu konuda ikiyüzlü bir siyaset izlemektedir.

CHP’ye yakın medya organları “Terörsüz Türkiye” sürecini baltalamaya yönelik yoğun bir propaganda yürütürken, CHP’nin siyasi kanadı ise seçim ittifaklarında DEM’i kaybetmemek adına temkinli ve hesapçı bir tutum sergilemektedir. Nitekim CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçtiğimiz ay yaptığı; “Zafer Partisi ve DEM yan yana durmak zorunda, birleşmek zorunda”, “DEM Parti ile ilişkileri bozma lüksümüz yok”, “DEM ile CHP ayrı düşemez” şeklindeki açıklamalar, bu yaklaşımın açık bir itirafı niteliğindedir.

CHP, “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”na temsilci vermiş olmasına rağmen; CHP’nin güdümündeki Sözcü TV ve Sözcü Gazetesi, Halk TV, Tele1 yazar ve yorumcuları, CHP’li emekli askerler ve sosyal medya trolleri pervasız bir şekilde “Terörsüz Türkiye” sürecine saldırmış, bu saldırılarını da hâlen sürdürmektedir.

Siyasi menfaat devşirmek uğruna sergilenen bu ikiyüzlü tavır, Türkiye’nin en hayati meselelerinden biri karşısında ilke değil, yalnızca oy hesabı yapıldığını açıkça ortaya........

© Türkgün