Akrepler sizi!
Türkçemize birçok kelime gibi Arapçadan geçen bir kelimedir “Nifak”. Çoğunlukla “Nifak Sokmak” fiili yerine de kullanılır. Nifak türetene ya da üreten kişiye de “Münafık” denir. TDK’ya göre nifak kelimesinin anlamı ara bozuculuk; Nifak sokmak fiilinin anlamı ise ara açmak, bozgunculuk yapmak olarak geçer.
Ahmet Eflâki, Âriflerin Menkıbeleri eserinde, Hz. Mevlânâ’ya atfen şu kıssayı nakleder.
Bir zamanlar, azgın suları olan büyük bir nehrin kenarında bir akrep yaşarmış. Akrep, yaşadığı bu bölgeden sıkılmış ve nehrin karşı kıyısındaki yemyeşil adaya geçmek istemiş. Ancak ne kadar çabalasa da yüzme bilmediği için azgın suları aşması imkansızmış.
Tam ümidini kestiği sırada, su kenarında ağır adımlarla yürüyen iyi kalpli ve bilge bir kaplumbağa görmüş. Akrep hemen kaplumbağanın yanına yanaşmış:"Ey iyi yürekli kaplumbağa dostum!" demiş. "Karşı kıyıya geçmem gerek ama yüzemiyorum. Eğer beni sırtına alıp karşıya geçirirsen, sana ömrüm boyunca minnettar kalırım."
Kaplumbağa durmuş, akrebe bakmış ve endişeyle cevap vermiş:"Seni taşımayı çok isterdim ama sen bir akrepsin. Sırtıma bindiğinde beni sokup zehirlemeyeceğinden nasıl emin olabilirim?"
Akrep, kendinden emin bir şekilde teslimiyetle konuşmuş:"Hiç öyle şey olur mu dostum? Eğer seni sokarsam sen ölürsün. Sen ölünce ben de nehrin derin sularına gömülür, boğulurum. Kendi hayatımı tehlikeye atacak kadar aptal mıyım?"
Kaplumbağa bu mantıklı sözlere hak vermiş. Akrebe acımış ve onun dürüstlüğüne inanarak sırtına binmesine izin vermiş. Kaplumbağa nehre girmiş ve güçlü paletleriyle karşı kıyıya doğru yüzmeye başlamış.
Nehrin tam ortasına geldiklerinde, akrebin içinde bir huzursuzluk, bir kıpırtı başlamış. Kendi kendine, "Sokmalıyım, onu sokmalıyım" diyerek........
