We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ezilsem de susmaram

17 8 11
06.05.2022

Sürgüne gönderilen kocasından vazgeçmesini talep ettiler, kabul etmedi. Sevdiği insan için nelerden geçmemişti ki bu bey kızı. Yurdunu, yuvasını, zengin yaşamını bırakıp onu seçmişti, şimdi bir Sovyet memurunun baskısıyla mı kocasından imtina mı edecekti?

‘Bize emir verildi, kocanın soyadından çıkıp eski soyadına (kızlık soyadı) dönmen lazım. Bir dilekçe yazıp kocandan boşanmalı ve özgür insan olarak evine dönmelisin. Aksi takdirde seni soğuk Sibirya beklemektedir, oraya sürgün edileceksin’.

Sovyet memurunun yüzüne şaşkınlıkla bakan Şükriye Hanım: ‘‘ Nasıl yani kocandan boşanmalısın? Olamaz! Ben onun için yurdumu, sevdiklerimi bırakıp geldim. Belki siz onu kurşuna dizeceksiniz ama benim ondan boşanmam ona kurşundan daha ağır olur. Ben bunu asla yapamam.’’

Hapishane odasına geri getirildiğinde Şükriye Hanım kocasını, eski günlerini ve ona okuduğu şiirleri hatırlayarak gözyaşlarına boğuldu.

Ardından sürgün hayatı başladı.

Tren yolculuğu zamanı askerlerden ekmek talep etmedi. Namusunu korumak, iffetine söz gelmemesi için açlığa ve susuzluğa katlandı, zulme boyun eğmedi. Altı gün süren tren yolculuğu sırasında hayatta kalmak için parmaklarını keserek kanıyla beslendi Şükriye Hanım.

Güzelliği dikkat çekmesin diye elinden geleni yapıyordu, çirkin gözükmek istiyordu. Beraber sürgün yaşadığı bir kadın Şükriye hanıma sordu: ‘Asker ve gardiyanlardan kendini nasıl koruyorsun? Neden sana dokunmuyorlar? Sanki........

© Türkgün


Get it on Google Play