İki boğaz, tek fatura: Hürmüz'den Babülmendep'e enerji yolları
Petrol piyasası haftaya coğrafi bir çatışmanın Türkiye’deki fabrikaya, akaryakıt istasyonuna ve mutfak masasına nasıl taşındığını yeniden göstererek başladı. 14 Eylül Pazartesi gününü 105,68 dolar/varilden tamamlayan Brent petrol, 15 Eylül Salı günü 108,43 dolar/varili gördükten sonra saat 16.01 TSİ itibarıyla 105,74 dolar/varil seviyesinde işlem görüyordu.
Bu hareketin iki açık mesajı var: Enerji yollarına yönelik her saldırı fiyatlara yeni bir güvenlik primi ekliyor; ciddi ve inandırıcı her diplomatik ihtimal ise bu primi aşağı çekiyor.
Yaşananları doğru değerlendirebilmek için üç ayrı coğrafi ve askerî alanı birbirine karıştırmamak gerekiyor. Hürmüz Boğazı’ndaki baskının merkezinde ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş ve İran’ın deniz geçişlerine getirdiği kısıtlamalar bulunuyor. Husilerin baskı alanı ise Yemen kıyıları ile Babülmendep Boğazı’dır. Riyad ise Suudi Arabistan’ın Hürmüz’ü baypas eden Doğu–Batı petrol boru hattına yönelik saldırıyı Irak’taki İran destekli savaşçılara atfetmektedir.
Aktörler ve coğrafyalar farklıdır. Fakat yarattıkları risk, aynı zamanda küresel petrol fiyatlarıyla da birleşmektedir.
Uluslararası Enerji Ajansının verilerine göre Hürmüz’den 2025 yılında günde 19,87 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü geçti. Bu miktar, dünya deniz yoluyla petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birini oluşturur. Aynı güzergâhtan geçen 112 milyar metreküpten fazla LNG ise küresel LNG ticaretinin yüzde 19’una karşılık gelmektedir.
Saldırıdan önce Hürmüz’ü baypas ederek Yanbu’ya yaklaşık 4 milyon varil/gün petrol taşıyan Suudi Doğu–Batı hattı hâlâ devre dışıdır. Yanbu’daki stokların ihracatının beş ila yedi gün destekleyebileceği sektör kaynaklarınca tahmin ediliyor. Riyad ise hattın yeniden çalışacağı tarihi henüz açıklamadı. Belirsizliğin kendisi dahi petrol fiyatını yukarıda tutmaya yetiyor.
Deniz trafiğindeki son veriler de baskının sürdüğünü gösteriyor. Kpler’in öncü verilerine göre pazartesi günü Hürmüz’de izlenebilen emtia gemisi geçişleri 4’e, Babülmendep’te ise 21’e geriledi. AIS cihazlarını kapatarak ilerleyen gemiler nedeniyle gerçek sayı daha yüksek olabilir.
Dolayısıyla bugünkü gerçeklik, iki boğazın tamamen kapanması değildir. Doğru tablo, iki kritik........
