İyi yolculuklar olsun!
Diğer
03 Ocak 2026
Ölümü bilmezsen yolunu da bilemezsin. Kayboluşu bilmezsen varoluşu da bilemezsin.
Yolculuğunun bir anında, oturmuşsun, düşünmüşsün mesela: Şimdi nerede onlar… Ne çoktular ve nasıl kayboldular.
Bildiğin ilk yıllarına eşlik eden, yakın, uzak ne çok insan eksilmiş yol boyunca.
Başka türlü çoğalmışsındır belki. Çocuklar, yeni dostlar, kardeşler, yoldaşlar…
Ama insan ille de eksilir. Sen istediğin kadar büyüdüğünü, büyüttüğünü san, çoğu zaman eksilendir. O bildiklerin, ya ömürlerini de yanlarına alıp öylece giderler; ya hatıralarla birlikte kaybolur birçoğu.
İster hatırla ister unut… Esasen artık hatırlayamayacağın kadar çoktur kaybın.
Halbuki önüne, yeniye, ileriye bakarken de hep hatırlamalı. Çünkü yolculuğun bir manası da, kayıpların hatıraları, kaybettiklerinin izleri, kaybolanın sende yaşamasıdır.
O yüzden… Ölümü bilmezsen yolunu da bilemezsin. Kayboluşu bilmezsen varoluşu da bilemezsin.
O yüzden… Her gelen yıl, ileriye, farklılıklara, ufuklara, umutlara yeni bir adım sayılabileceği kadar… Dilim varmaz ama menzile de bir adımdır; velev ki çok uzak olsun. Her eski yıl, kayıplara kayıplar katarak çekilir; her yenisi, yeni kayıplara gebedir; gönül ister ki hiç olmasın.
Kaybettiklerin sadece ötekiler; senin bedenin henüz ayaktayken, düşenler, tükenenler, toprağa karışanlar değil ki.
Belki manalandıramadığın bir hayatın pulları dökülmekte… Belki pişmanlıklar birikmekte… Belki yapmadıkların, yapamadıkların artık yapılamayacaklar haline gelmekte…
Bedeninin, aklının, ruhunun, vicdanının en muktedir ya da en mümkün seneleri, bir boşluğa boş boş düşmektedir. Yok öyle değil diyorsan, tamam senin için değildir!
Madem eskiyle yeni üstüne bin türlü numaramız vardır elimizde, dilimizde, önümüzde, ömrümüzde… Bir dönüm anında, bir devir teslimde, takvimin yıl hanesini çevirirken… Hiç olmazsa muhakeme, hiç olmazsa muhasebe. İnsanı ve insanlığını nasıl idrak ettin; hiç olmazsa bir tefekkür.
Çünkü belki katılmazsın ama… Mesela, içindeki insanları........
