Bilgiyle değil, bilgelikle rehberlik
Diğer
17 Aralık 2025
Bugün sizi yüzyıllar öncesine, Osmanlı sarayının sessiz koridorlarına götürmek istiyorum. Orada, geleceğin padişahının arkasında yürüyen biri vardı: Lala. O kişi yalnızca bir eğitmen değildi… Bir liderin bütün zihinsel ve duygusal mimarisini kuran kişiydi.
Osmanlı’nın asırlara yayılan devlet yönetimi geleneği, yalnızca askeri ve siyasi başarılardan değil, insan yetiştirme sanatından da beslenirdi. Bu kadim sanatın en rafine örneklerinden biri ise lalalık sistemiydi. Bir şehzadenin kaderi, çoğu zaman onun yanına verilen lalanın gölgesinde şekillenir; devletin geleceği, bu görünmez mimarların sabrına, sezgisine ve rehberliğine emanet edilirdi.
Osmanlı’da bir lalanın görevi sadece bir şehzadeyi korumak değildi. O, aynı zamanda şehzadenin zihnini, karakterini ve duruşunu inşa eden kişiydi.
Disiplin ve adabı öğretir, kriz anlarında dengeleyici olur, gelecekte karşılaşacağı sorumluluklara şehzadeyi hazırlardı. Güç zehirlenmesinde uğradığında ise hakikatin aynası olurdu.
Liderlik, bir insanın bir diğer insana aktarabildiği en derin mirastır. Ve bu mirasın adı, Osmanlı için “lala” idi. Osmanlı İmparatorluğu’nun 600 yıllık tarihinde lider yetiştirmenin en rafine, en sistematik ve en stratejik yapısı bu yazıda aktaracağımız üzere gerçekten incelemeye değer!
Osmanlı neden bu kadar önem veriyordu derseniz? “İmparatorlukların kaderi, liderlerin karakteriyle yazılır.” diye düşünüyorlardı. Çünkü Osmanlı’da yanlış yetişen bir şehzade, sadece kendini değil; bir devleti, bir orduyu, bir milleti, bir çağı etkiliyordu. Osmanlı’da bir şehzadenin kaderine yön veren kişi babası değil, çoğu zaman lalasıydı. Osmanlı bu nedenle şehzadenin yanında, en güvendiği, en bilge ve en disiplinli komutanları görevlendirirdi. Bu kişiler, şehzadeyi hem fiziksel hem zihinsel hem duygusal hem spiritüel hem de etik olarak yetiştirirdi.
Bir şehzade yalnızca savaşmayı, okumayı yönetmeyi değil; gücü nasıl taşıyacağını, insanı ve durumları nasıl okuyacağını, krizi nasıl yönetip, zaferi nasıl hazmedeceklerini lala aracılığıyla öğrenirdi.
Lala, şehzadenin hayatının yalnızca bir alanına dokunmaz; değer setinden karar alma biçimlerine, stres yönetiminden ilişkilerine kadar geniş bir yelpazede rehberlik ederdi. Şehzadenin zihnini keskinleştirir, duygusal kaslarını güçlendirir, davranışını şekillendirir, duruşunu stabilize ederdi. Amacı, Kişilik disiplini, Duygusal dayanıklılık, Liderlik içgüdüsü, Devlet yönetimi, Savaş stratejisi, Diplomasi, Kriz yönetimi gibi alanlarda şehzadeyi olgunlaştırmaktı.
Benzer bir ilişkiyi bugünün dünyasında örneklersek, koçluk ve mentorluk, liderlik gelişimi ve danışmanlık disiplinlerinin Osmanlı’daki karşılığı gibi de diyebiliriz.
Bugünün koçu ve mentoru aslında geçmişin modern bir lalası olmaya çalışmaktadır. Lala, görünürde bir eğitmen gibi durur; ama gerçekte bir gölge lider, bir karakter tasarımcısı, bir strateji rehberi ve gerektiğinde bir “Esneklik Koçu” dur.
Koçluk ve mentorluk ile derinleşme 10 cm ise bütünsel bir yaklaşım olan lalalık sisteminde birkaç çarpan daha fazla ve daha uzun solukluydu. Daha derin olduğu kadar daha da bütünseldi. Bugün bunun adına A’dan Z’ye “Liderlik İnşası” diyoruz. Bu da lalayı, bugünkü anlamıyla Executive Coach Mentor Stratejik Danışman üçlüsünün birleşimi hâline getirir.
Şehzadenin davranışları özel deftere kaydedilir, sonra değerlendirilirdi. Hatalar not edilir, doğru davranış pekiştirilirdi. Bu mekanizma günümüzün 360 derece geri bildirim sisteminin erken bir formudur. (Feedback Kültürü)
Modern dünyanın koçları günümüzde bireyin potansiyelini açığa çıkaran, soru sorarak düşündüren aynadır. Mentor, deneyimini paylaşan, yönlendiren ve yol gösterendir. Lala, koçtan farklı olarak zihni şekillendirir, mentordan farklı olarak yolu göstermez, yolun kendisini inşa eder. Lala hem öğretir hem model olur hem de değer kazandırır.
Koç, Mentorluk ve Lalalık arasında bağlam açısından; Amaç, Yapılan İş, Yöntem ve Yaklaşım, Süreklilik, Etki Alanları açısından bazı farklılıklar da vardır.
Koç; Amaç kişinin potansiyelini kendi içinden çıkarmasına yardımcı olmak. Soru sorma, Farkındalık yaratma, İçsel çözüm geliştirme ile yapar. Yöntemleri; Soru temelli ilerleme, Farkındalık oluşturma, Güçlü yönlere odaklanma, Kişinin kendi çözümünü bulması. Sınırlı seanslarla sürdürülen bir süreç. Psikolojik farkındalık ve performans artışı sağlar.
Mentor; Amaç deneyimi aktararak yol göstermek. Tecrübe paylaşımı, Yönlendirme, Kritik karar desteği ile yapar. Yöntemleri; Tecrübeye dayalı yönlendirme, Bakış açısı geliştirme, Risk uyarıları, Yol haritası önerme. Profesyonel çerçevede uzun soluklu olabilir. Kariyer, Yönetim ve Strateji deneyimi aktarımı sağlar.
Lala; Amaç Şehzadeyi geleceğin yönetim lideri olarak şekillendirmek. Eğitim, Değer aktarımı, Karakter inşası, Stratejik akıl, Askeri-siyasi rehberlik yapar. Yöntemleri; Modelleme (örnek olma), Saha eğitimi (yeniçeri ocağı, divan, sefer vb.), Sorumluluk yükleme, Değer ve Disiplin kazandırma, Gerçek zamanlı geri bildirim, Şehzade çocukken başlar, padişahlığa kadar sürer; 7/24 ilişki vardır. Tam kapsamlı. Zihinsel, duygusal, ahlaki, askeri, yönetsel ve bütünsel, derinlikli bir........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar