menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üniversitede üç yıl bile fazla

29 1
04.01.2026

Diğer

T24 Haftalık Yazarı

04 Ocak 2026

12 Eylül darbesinden sonra kurulan Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK) ilk dönemlerinde akademisyenler için çıtayı yüksek tutuyordu. Akademisyenler için yabancı dil bir zorunluluktur ve hâlâ, en azıdan kağıt üstünde, aynı şekilde devam ediyor.

Doçent olabilmek için o dönemde de öncelikle yabancı dil sınavından geçmek gerekiyordu. Çoktan seçmeli 100 soruluk bir testten en az 70 aldıktan sonra adaylara girdikleri yabancı dile çevirmeleri için Türkçe bir metin veriliyordu. Dikkatinizi çekerim, İngilizceden Türkçeye değil.

İlk sınavda, iyice abartarak, adaylara yabancı dile çevirmeleri için İstiklal Marşı verilmişti. Benim girdiğim ikinci sınavda ise çevre kirliliği ile ilgili bir metin verildi. Bu aşamayı da geçmeyi başaranların Ankara’da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi yabancı dil hocalarının karşısında yabancı dili konuşma becerisini göstermesi gerekiyordu.

Başarı oranları yüzde iki düzeylerinde kalınca hızlı değişimler başladı ve aşama aşama günümüze gelindi. Artık YÖK tarafından belirlenen merkezî yabancı dil sınavından en az 55 puan almak ya da YÖK tarafından kabul edilen, uluslararası geçerliliği olan bir yabancı dil sınavından bu puana denk bir sonuç almak yeterli oluyor.

Benzer şekilde, yabancı dil sınavı geçildikten sonra doçent olabilmek için gerekenler de yıllar içinde azaldı ve yok oldu.

1980’li yıllarda cerrahi bir branşta doçent olabilmek için adayın önce uzmanlık alanındaki bir ameliyatı jüri önünde gerçekleştirmesi gerekiyordu. Burada iyice terledikten sonra aday jürinin karşısında yayınlarını ve mesleki bilgisini gösterme ve savunma savaşına girerdi. Bu aşamadan sonra ise adaydan jüriye ve diğer izleyicilere ders anlatarak akademik hayata uygun olduğunu ispat etmesi istenirdi.

Önce ders anlatma aşaması kaldırıldı. Günümüzde üniversitelerde görev........

© T24