menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vergi dilimi değişikliği kime yarayacak; ücretlilere mi, müteahhitlere mi?

16 8
yesterday

Diğer

19 Ocak 2026

Çalışanların elde ettikleri ücret gelirleri üzerinden işveren tarafından vergi stopajı yapılır ve kesilen bu tutar (stopaj yapılan) gelir vergisi olarak vergi idaresine ödenir. Çalışanların maaşları artan oranlı bir tarifeye tabi tutulmakta -halk arasında vergi dilimi denilmekte- ve gelir arttıkça daha yüksek bir orandan vergilendirilmektedir.

Bu dilimli tarife sadece ücret geliri elde edenlere değil gerçek kişilerin -beyana tabi- avukatlık, doktorluk vb faaliyetinden, ticari faaliyetten, ev alım-satımından, kira gelirinden, faiz gelirinden vs’den elde ettikleri tüm gelirlere uygulanmaktadır. Yani bu dilim meselesi sadece ücretliler için değil, gerçek kişilerin tüm gelirlerini kapsamaktadır.

Özetle Gelir Vergisi Kanunu kapsamında elde edilen gelirler genel olarak bu tarifeye göre vergilendirilmektedir. Hatta bazı faiz gelirleri de -belli beyan sınırları var- beyan edildiği zaman yine aynı vergi dilimine tabi tutulmakta onlar da vergi dilimine girip yüksek oranda vergilendirilmektedir.

Televizyonlarda, basında, sosyal medyada bu aralar sendika temsilcileri/başkanları ve ilgili ilgisiz birçok kişi bu vergi diliminin sadece ücretlere uygulandığını ve değişiklik yapılırsa sadece ücretlilerin refaha kavuşacağını sanıyor gibi konuşuyorlar. Oysa durum öyle değil.

Şu an ücretlilere uygulanan dilim yani vergi tarifesi aşağıdaki gibidir.

Örneğin Ocak 2026’dan itibaren aylık brüt 40 bin TL maaş alan bir çalışanın bu maaşından yüzde 14 SGK ile yüzde 1 işsizlik fonu kesilir. Kalan tutar (buna matrah diyeceğiz) 34 bin TL’dir ve bu tutar, yukarıdaki tarifede gördüğünüz 190 bin TL’lik ilk dilimi aşmadığından yüzde 15 vergi uygulanır. Her ay toplanarak (kümülatif) dilime tabi tutulur. Örneğin Haziran’da (6. ay) aylık matrahı yine 34 bin TL olacak ama altıncı aya kadar (34 bin x6) toplam matrahı 204 bin TL olacağından haziran ayı matrahı (34 bin TL) 190 bin TL’yi kısmen aştığı için aşan kısmı yüzde 20’lik vergi dilimine girecektir. Dolayısıyla da önceki aylara nazaran daha fazla vergi hesaplanacak ve eline daha az ücret geçecek.

Aşağıdaki tabloda farklı brüt maaş alanların -yeni vergi dilimi oranlarıyla- aylık ortalama ele geçecek tutarları görülmektedir.

Şimdi siz de herkes gibi yukarıdaki tabloya bakıp “vergi dilimi 2000 yılından bu yana yeniden değerleme oranı kadar artırılsaydı dilimler şu kadar olacaktı ve daha az vergi ödeyecektik” cümlesini içinizden geçiriyorsunuzdur. Yalnız minik bir detay var; o da vergi dilimleri zaten yeniden değerleme oranı kadar artırılıyor. Sadece 5 puanlık küsuratlar geriye doğru yuvarlanıyor.

Neyse vergi dilimini 2000 yılından bu yana yeniden değerleme oranı kadar yani küsuratları da artırılsaydı bugün ilk dilim 190 bin lira değil 521 bin lira olacaktı.

Eğer vergi dilimi 2000 yılından bu şekilde artırılsaydı yukarıdaki tabloda yer alan aylık brüt tutarlara göre aylık ortalama ele geçecek tutarlar olacaktı.

Buna göre şayet vergi dilimi 2000 yılından bu yana yeniden değerleme oranı kadar küsuratlarıyla birlikte artırılmış olsaydı aylık 40 bin TL ücret alan bir çalışanın eline 33 bin 58 TL geçmiş olacaktı.

O zaman gelin şunu yapalım; dilim değişikliği olsaydı aylık ele geçecek tutar ile şu anki dilim........

© T24