menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kürt sorununa çare: Siyaseti genişletmek

12 0
yesterday

Terörsüz Türkiye adı altında devam eden çalışmaların içinde üç siyasal parti var: MHP-AKP-DEM. Açılım şaşırtıcı bir biçimde MHP inisiyatifiyle başladı. Böyle bir hadisenin olumlu şekilde ilerlemesi, doğru bir zemine oturması, doğru ilkelerle şekillenmesi ve olumlulukla sonuçlanması için siyasetin daha da ağırlık kazanması gerekir. Eğer CHP gibi bunca etkin bir parti bu oluşuma katılmazsa ortaya çıkan sonuç toplumsal kabul ve onay açısından sakıt kalır.

Daha da beteri, siyasetin eksik kaldığı boşluğu devlet doldurur. Bugünkü halde ben siyasetle devletin yani bürokrasinin yani güvenlik bürokrasisinin meseleye fazla müdahil olduğunu görüyorum. Bu nedenle önce şu devlet denen ‘cismi’ ve siyasete nasıl yön verdiğini başka bir açıdan bakarak tanımlamak istiyorum.

Geçenlerde yayınladığımız Richard Lachmann’ın Devlet ve İktidar kitabı dikkatle okunursa insanın ilk kez düşünmeye başladığı günden beri cevap aradığı devlet denen ‘varlık’ konusunda biraz daha farklı bir bilgi edinmek mümkün. Lachmann’ın temel tezine göre devlet kendiliğinden oluşmamış ve doğallıkla evrilmemiştir. Çeşitli sınıf ve tabaka çatışmalarının sonunda ortaya çıkmıştır. Lachmann’ın, Reinhard Bendix ve Weber gibi sosyologlardan ve Marx’tan hareketle olgunlaştırdığı görüşlerinin gelip dayandığı en ilginç nokta devletlerin yok oluşudur. Bir dönemin süper gücü nasıl oluyor da bir sonraki döneme intikal etmiyor? Lachmann’ın soruya verdiği yanıt çok ilginç. Çünkü, diyor, ayakta kalan devletler yıkılan devletlerden dersler türetmiştir.

Devletlerin yıkımlardan aldığı dersle kendisini üç noktada konsolide ettiğini vurguluyor, genç yaşta aramızdan ayrılan Lachmann. Bir, toplumsal (feodal, bürokratik, aristokratik) elitlerin kendi merkezi pozisyonlarını muhafaza etmek için giriştikleri kavgalar.  İki, herhangi bir toplumsal elit grubu kendi içinde bölünüp çatışmaya başladığında durumunu konsolide etmek için topluma açılır ve ondan destek almaya çalışır. Üçüncü unsur, devlete karşı başlı başına bir pazarlık gücü edinen yurttaşlığın gelişmesidir. Yurttaşlık olmadan modern anlamdaki toplum sözleşmesi kurulamaz.

Lachmann’ın dikkate getirdiği bu olguların bileşkesi siyasettir. Esasen devletin önüne baraj kuran, onu sınırlayan ana etken siyasettir. Siyaset devleti yönetmek için yapılır. Devleti yöneten onu biçimlendirir. Her siyaset modeli bir devlet modeli önerir. Fakat amaç siyasetin devlete hakim olmasını sağlamaktır. Devleti devlet olarak muhafaza etmeyi ve ceberrut bir güç olarak daha da beriktmeyi öngören politikalar elbette mevcuttur. Ama bugünkü modern devlete, bizi, devlet erkini sınırlamayı öngören yaklaşımlar taşımıştır.

Modern devlet olağanüstü derecede karmaşık bir yapıdır. Bugünkü kapitalist dünyada çok-uluslu şirketler dahi devletle karmaşık ilişkiler içindedir ve herkes derece derece devlete........

© T24