menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gizli açlık: Doyuyoruz ama beslenemiyoruz!

8 0
previous day

“Nerede o eski domatesler…”

Türkiye’de neredeyse herkesin kurduğu bir cümledir bu. Pazardan alınan domatesin artık kokmadığından, salatalığın kabak tadı verdiğinden, çileğin görüntüsünün güzel ama tadının yavan olduğundan yakınırız. Çocukluğumuzdaki meyvelerin daha aromatik, sebzelerin daha canlı, ekmeğin daha doyurucu olduğunu düşünürüz. Çoğu zaman bunu nostaljiye bağlarız ve “Eskiyi yüceltiyoruz” deriz. Oysa bilimsel çalışmalar, bu hissin tamamen romantik bir yanılsama olmayabileceğini gösteriyor.

Çünkü modern tarım gerçekten de daha fazla üretiyor ama aynı ölçüde besliyor mu, işte orası tartışmalı.

Son 60-70 yılda tarımın temel hedefi değişti. Artık öncelik; daha fazla verim, daha hızlı büyüme, daha uzun raf ömrü, daha dayanıklı lojistik ve daha kusursuz görünüm. Domatesin çatlamaması, elmanın parlak olması, buğdayın hektar başına daha çok ürün vermesi isteniyor. Küresel nüfus arttıkça tarım da bir anlamda endüstrileşti. Tarlalar yalnızca gıda üretim alanı değil, yüksek verim fabrikalarına dönüştü.

Ve bu dönüşüm sırasında bazı şeylerden sessizce vazgeçmiş olabiliriz.

Tat mesela…

Koku…

Ve belki de en önemlisi, besleyicilik.

Bugün market raflarında gördüğümüz sebze ve meyveler, geçmişe göre daha iri, daha düzgün şekilli ve daha dayanıklı olabilir. Ancak aynı ürünlerin vitamin, mineral ve protein yoğunluğu konusunda ciddi soru işaretleri var. Bilim dünyasında buna “seyreltme etkisi” deniliyor. Yani bitki daha hızlı büyüyor, daha fazla ürün veriyor ama besin elementleri aynı hızda artmıyor. Sonuçta ortaya daha fazla kalori veren ama daha düşük besin yoğunluğuna sahip ürünler çıkıyor.

Bu tartışmanın en güçlü kanıtlarından biri, 2026’da Nature Food dergisinde yayımlanan büyük bir meta-analiz oldu. Araştırmacılar, 41 ülkedeki 243 saha çalışmasını inceledi. Sonuç çarpıcıydı; 1960’lardan sonra geliştirilen yüksek verimli modern buğday çeşitlerinde çinko yaklaşık yüzde 30, demir ise yaklaşık yüzde 19 azalmıştı. Protein oranı da aynı şekilde geriliyordu.

Yani modern buğday daha çok ürün veriyor, ambarlar dolup taşıyor ama ekmek eskisi kadar beslemiyor.........

© T24