Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?
Adalet Bakanı Akın Gürlek yeni sosyal medya düzenlemesinin detaylarını paylaştı. İletişim Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Siber Güvenlik Başkanlığı ile görüşmelerin tamamlandığı ve taslağın hazırlandığı bildiriliyor. Hazırlanan taslağa göre; Türkiye'den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan Instagram, YouTube, TikTok ve X gibi dev platformlara girişlerde artık e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması zorunlu olacak.
"Dünyada bir ilk" sözleriyle --gerçekten de ilk çünkü başka ülkeler yapmaktan kaçınıyor,— tanıtılan düzenlemeye göre kullanıcılar, hesap açarken sosyal medya platformu üzerinden doğrudan e-Devlet sistemine yönlendirilecek. E-Devlet, kişinin kimlik bilgilerini platforma aktarmadan, sadece doğrulamanın yapıldığını teyit eden kişiye özel bir "anahtar" üretecek.
Bakan Gürlek, bu adımla birlikte kullanıcıların manipülasyona uğramadan özgürce ifadelerini kullanabileceğini, suçluların ise "görünmez" olamadığı daha şeffaf bir dijital dünyaya kavuşulacağını iddia ediyor ve "Dijital kaos büyüyor, bu düzenleme artık bir zorunluluk" diyor.
Düzenlemenin hayata geçirilmesi için 9 aylık bir süreç tahmin ediliyor. İlk 3 ayda yönetmelik ve teknik altyapı hazırlanacak, ikinci 3 ayda platformlar sistemlerini kuracak, son 3 ayda ise mevcut kullanıcıların sisteme entegrasyonu tamamlanacak.
Kimlik doğrulama yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcılar için kademeli ve ağır yaptırımlar planlanıyor. Küresel cironun yüzde 3'üne kadar idari para cezası, reklam yasağı, internet trafiği bant genişliğinin P'den 'a kadar daraltılması (bant daraltma) bunların başında geliyor. Ayrıca platformların, adli mercilerce talep edilmesi durumunda, katalog suçlara konu içerikleri yayan hesapların gerçek kimlik bilgilerini en geç 30 gün içinde sağlaması zorunlu olacak (zaten kimliklerle girilmiyor mu?).
Amaç meşru, araç orantılı mı?
İnternetin hayatımıza gitgide daha derine nüfuz ettiği günümüzde, üzerinde yer alan kötü niyetli çok sayıda insan olduğu da maalesef doğru. Bu nedenle anne-babaların endişeleri var. Çünkü, neyin ne olduğunu henüz anlamlandıramamış, henüz fikirleri tam gelişmemiş olan gençlerin ya da çocukların bu ortamda zehirlendiğine dair, ortaya bazı durum veya iddialar çıktı ve ebeveynler de kontrol istemeye başladı. Bu taslakların hazırlanması sırasında görüştüğüm bazı milletvekilleri de, kendilerine anne-babalardan baskı olduğunu söylüyor.
Ancak Türkiye’de tartışılan model, internete (özellikle sosyal medyaya) erişimde e-Devlet Kapısı üzerinden yaş/kimlik doğrulaması yapılmasını öngörüyor. Gerekçe net: 15 yaş altı çocukları zararlı içerikten korumak. Ama araç ile amaç arasındaki mesafe iyi kurulmazsa, ortaya çıkan sistem ifade özgürlüğü, siber güvenlik ve ekonomi açısından ciddi yan etkiler üretir.
Yani soru şu; amaç meşru, araç orantılı mı? Çocukların korunması evrensel bir kamu yararıdır. Birçok ülke de yaş doğrulama yollarını tartışıyor. Ancak kritik soru, tüm kullanıcıları kapsayan kimlik temelli erişim, çocukları korumak için gerekli ve orantılı mı? Çocuk koruma hedefi giderek, amaçlı müdahaleye (kısıtlamaya) dönüşüyor ve tüm ülke nüfusunun kimliklerini kontrol altına almak, giderek ifade özgürlüğünü yok ediyor ve siber güvenlik riski yaratabilir. Sonuç olarak bunun daha kolay yolları var.
Siber güvenlik riski
Kimlik doğrulamayla sosyal medyaya girmenin yani e-Devlet Kapısı gibi merkezi bir kapının kullanılması, teknik olarak şu riskleri doğurur:
Tekil zafiyet noktası (Single Point of Failure): Tüm erişim akışı aynı kapıya dayanır ve hizmet kesintisi durumunda geniş çaplı erişim problemi yaratır. Yüksek değerli veri havuzu: Kimlik davranış (kim, ne zaman, hangi platforma giriyor). Sızıntı durumunda geri döndürülemez zarar oluşur. Profil çıkarımı ve izleme: Zaman, içerik, platform ilişkisi üzerinden davranışsal profil üretilebilir. Bunu Minnesota'daki göçmen avında ve Gazze saldırılarında gördük. İnsanların sosyal medya davranışları ile hedeflenmelerinin meydana gelmeye başladığı........