Cahit Arf ve Yapay Zekâ
Yapay zekânın yaygınlaştığı ve yaşamın her alanını derinden etkileyerek hızla dönüştürdüğü bir dönemdeyiz. Yapay zekâ teknolojileri artık hızla iş ve işlemleri otomasyona maruz bırakarak devralmakta, iş süreçlerinde köklü dönüşümlere yol açmaktadır. Özellikle sürekli gelişen büyük dil modelleri (LLM) ve ChatGPT gibi üretken yapay zekâ teknolojileri bu dönüşümün hem yatay hem de dikey kapsamını genişletmektedir. Bu bağlamda kısa sürede bir yapay zekâ ekosisteminin oluştuğunu söyleyebiliriz.
Elbette yapay zekâ teknolojilerinin çok amaçlı kullanımları faydaları kadar risklerini de artık tartışma gündemine taşımıştır. Bu bağlamda, kendisi de yapay zekâ alanında çok önemli bir girişimci olan Mustafa Süleyman’ın ‘The Coming Wave: Technology, Power, and The Twenty-First Century’s Greatest Dilemna’ (Crown, New York, 2023) kitabı yapay zekâ ile gelen dev dalgayı tüm boyutlarıyla anlamamıza katkı sağlıyor. Süleyman özellikle insanlığın karşılaşacağı en büyük problemi tanımlamada Stuart Russell’ın ‘goril problemi’ yaklaşımına başvuruyor. Süleyman bu yaklaşıma dayalı olarak goriller insanlardan daha güçlü olmalarına rağmen insanlar zekâları ile gorilleri kontrol altına alabilmesine rağmen yapay genel zekâ (YGZ) benzeri bir zekâ ortaya çıkarsa, bu güç dengesinin değişebileceğine vurguda bulunuyor.
Bu tartışmaların yapıldığı günümüze gelinene kadar bu bağlamda çok önemli tartışmalar yapıldı. Bu tartışmalarda genellikle Alan Turing’in 1950 yılında yayımladığı bir makale ve ortaya koyduğu ‘Makineler Düşünebilir mi?’ sorusu başlangıç noktası olarak kabul edilmektedir. Bizde de benzer soruyu 1959 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde ‘Makineler Düşünebilir mi ve Nasıl Düşünebilir?’ başlıklı bir konferans veren ünlü matematikçimiz Cahit Arf gündeme getirmiştir. Kendi kendini tekrarlayan basit işlemlerin analog ve dijital olarak nasıl makinelerle........
