menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Amerika her şeye muktedir mi?

72 0
28.03.2026

Amerikan askerlerinin adayı işgal etmesini engellemek için tüm orduya teyakkuz emri verildi. Trump’ın tehditlerinin artması hazırlıkları hızlandırdı. Üst düzey komutanlarla seçkin komando timleri savaş uçaklarıyla adaya çıkarma yaptı. Yanlarında kan üniteleri ve patlayıcı madde taşıyorlardı. Kan üniteleri Amerikan askerleriyle çatışmaya girip yaralanacak askerler içindi. Patlayıcı maddelerle ise ABD’nin çıkarma yapmasını engellemek amacıyla uçak pistlerini ve kara yollarını havaya uçurmayı düşünüyorlardı. Müttefik ülkelerden zor hava koşullarında savaşmak için özel olarak eğitilmiş askerler de gelmişti. Amerikalılar adayı işgal ederse, sonuna kadar direnilecekti. Plan hazır, emirler netti.  Ada sonuna kadar savunulacaktı. 

Fakat Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı açmak için İran’ın Basra Körfezi’ndeki Hark adasını işgal etmeye hazırlandığı bugünlerde, tahminlerin aksine bu askerler Farsça değil; Danca konuşuyordu. 

Amerikan işgaline karşı bu direniş planı bugünlerde İranlılarca değil, Trump’ın Maduro’yu kaçırmasının ardından Grönland’a yönelik tehditlerin artması üzerine geçtiğimiz Ocak ayında Danimarka tarafından kurgulanmıştı. Danimarka’ya destek vermek için özel askerlerini yollayan ülkeler ise İsveç, Norveç, Almanya ve Fransa gibi NATO ülkeleriydi. Hatta Fransa Cumhurbaşkanı Macron, karlı dağ bölgelerinde eğitim gören özel Alp timini yollamış; bir askeri gemisini adaya yönlendirmişti. 

Düşük bütçeli savaş filmlerini andıran bu “mini” askeri plan 2026’nın başlarında kurgulanmıştı. Fakat hayata geçirilmedi. Trump’a “babacık” lakabıyla hitap eden NATO Genel Sekreteri Rutte ABD başkanını ikna etti ve Grönland’ı işgal planları rafa kalktı. Uygulanmaya fırsat kalmayan savunma planları ise bu hafta Danimarka’nın resmi yayın organı DN tarafından haberleştirildi. İran Savaşı nedeniyle doğal olarak kimsenin ilgisini çekmedi. 

Avrupa kısa bir süreliğine rahatladı. ABD bir Avrupa ülkesini işgal ederek NATO’yu buzda ölüm dansına kaldırmaktan vazgeçti. En azından şimdilik. Fakat bu rahatlık pek uzun sürmeyecek gibi duruyor. 

Zira Trump daha sıcak bir iklimdeki başka bir adayı işgal etmeye hazırlandığı bugünlerde ABD’yi ve tüm dünyayı riskli bir ateş dansına çıkarmaya hazırlanıyor.

Ve sanırım bu ateş dansında ilk eriyen de ABD’nin yenilmezlik zırhı. 

Rejim değişikliğinden Hürmüz Boğazı’na

İran Savaşı dört hafta önce rejim değişikliğiyle başlamıştı, Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla devam ediyor. ABD ve İsrail’in Hamaney’in öldürülmesinden sonra halkın sokağa çıkarak rejimi devirmesine yönelik beklentileri gerçekleşmedi. İranlı üst düzey yetkililer öldürüldükçe yenileri geliyor, rejim saldırılarına devam ediyor. 

Dört hafta önce Ayetullah rejiminin devrileceğini söyleyerek saldırıları başlatan Trump, Ayetullah seçimine katılmak, Venezuela’da olduğu gibi rejim içerisinden birileriyle çalışmak istediğini söyledi. 

Fakat Trump’ın aradığı rejime henüz ulaşılamıyor. Zira her ne kadar ağır darbe alsa da “beklenti” savaşında mağlup olan İran değil. Dini liderlerini ve tüm üst düzey askeri kadrosunu kaybeden İran’ın acı eşiği yüksek. Düşse de yok olmayarak beklentileri ters yüz etti. Trump’ın da sık sık vurguladığı üzere en stratejik hamlesi ise savaşı ilk günden itibaren Körfez ülkelerine yaymak, ABD’nin müttefiklerini koruma kapasitesini ucuz drone’larla yormak ve........

© Serbestiyet