menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Unutmaya karşı bir direniş: Zikir

16 0
04.04.2026

Zikir nedir? Sadece dilin “Allah” demesi midir? Yoksa bundan çok daha derin, varoluşu dönüştüren bir bilinç hâli midir?

Zikir, gönlü her şeyden boşaltmak ve Allah’tan başka hiçbir şeyi orada bırakmamaktır. Kalp Hakk’ın evi olur. Bu noktada zikir, kuru bir tekrar değil; bir yer değiştirmedir. Kalbin merkezinde duran dünya, heves, korku, hırs çekilir; yerine Allah yerleşir. İşte hakiki zikir budur.

Zikir pasif bir ses değildir; aktif bir inşadır. Dilin söylediği kalbe inmiyorsa, kalbin yönünü değiştirmiyorsa o henüz zikir değildir. Gerçek zikir insanı dönüştürür. Bakışını değiştirir. Kararlarını değiştirir. Önceliklerini değiştirir. Zikirden fikir doğar. Çünkü insan en çok neyi anıyorsa, zihni ve kalbi onun etrafında şekillenir. Sürekli dünyayı zikreden dünya olur; sürekli hırsı zikreden hırs olur; sürekli Allah’ı zikreden ise Allah’a yönelir.

Zikrin hakikati, zikirden aciz kalmaktır denmiştir. Çünkü insan kimi zikrettiğini idrak ederse, dil susacak hâle gelir. Bu, zikrin insanı aşan boyutudur. Kalp Allah’ı gerçekten hissettiğinde, o tecelli karşısında benlik çözülür. Fakat bu hâle ulaşmadan önce insanın bilinçli bir yönelişe ihtiyacı vardır.

Modern insanın problemi burada başlar. Zihin sürekli meşguldür. Kalp sürekli işgal altındadır. Reklamlar,........

© Pusula Gazetesi