Sirk Çadırından Dijital Ekranlara: Kadıköy Boğası ve Algernon’a Çiçekler
Sirk Çadırından Dijital Ekranlara: Kadıköy Boğası ve Algernon’a Çiçekler
Sirk Çadırından Dijital Ekranlara: Kadıköy Boğası ve Algernon’a Çiçekler
Dijital çağ, geçmişin “ucube gösterileri”ni ortadan kaldırmadı; biçimini değiştirdi. Bugün ekranlar aracılığıyla, farklılıkların eğlenceye dönüştürüldüğü, ötekileştirmenin “içerik” adı altında dolaşıma sokulduğu yeni bir seyir kültürüyle karşı karşıyayız. “Sosyal deney” kisvesi altında yeniden üretilen bu anlayış, aslında insan onurunu hedef alan eski bir bakışın güncellenmiş hâlinden başka bir şey değil.
Türkçeye “ucube gösterisi” olarak çevrilebilecek freak show, alışılmadık fiziksel özelliklere sahip kişilerin izleyicilerin merak ve şaşkınlık duygularına hitap edecek biçimde sergilendiği bir eğlence türü olarak ortaya çıkar. Bu gösterilerde devler, cüceler, fiziksel deformasyonları bulunan kişiler veya sıra dışı hastalık ve durumlara sahip bireyler yer alır. Kabul görmüş toplumsal normların dışında kalan insan ve hayvanların sergilendiği bu etkinlikler 19. yüzyılda ABD’de ortaya çıkarak zamanla popülerlik kazanmıştır.
Popüler bir eğlence kültürü hâline gelen ve 1738’de ortaya çıktığı tahmin edilen freak showların ilk örnekleri, kavanozlarda sergilenen ceninler ya da deforme olmuş hayvan bedenleri gibi sergilerden oluşuyordu. 18. yüzyılın ortalarına kadar uzandığı tahmin edilen bu gösteriler, 19. yüzyılın ortalarında Amerikan eğlence kültürü içerisinde hem ekonomik hem de kültürel açıdan önemli bir yer edinmişti.
Bu dönüşümde en önemli figürlerden biri P. T. Barnum isimli Amerikalı iş adamıdır. Barnum, 1835 yılında Joice Heth adlı Afro-Amerikalı bir kadını Bridgeport’ta bir otelde tanıtarak onun George Washington’ın 161 yaşındaki dadısı olduğunu iddia eder. Heth’in Washington’ın gençliğine dair anlattığı hikâyeler büyük ilgi görür. Ancak ölümünden sonra yapılan otopside gerçek yaşının yaklaşık 80 olduğu ortaya çıkar.
Barnum, sahtekarlıkla elde ettiği ün sayesinde 1841 yılında Scudder’s American Museum’u satın alır. Bu tarihten itibaren yaklaşık 1940’lara kadar sürecek olan ucube gösterilerinin “altın çağı” başlar. Bu dönemde birçok kişi “sıra dışılık” üzerinden sergilendi. Bugün hipertrikoz adı ile bilinen bir hastalığa sahip tüm vücudu kıllar ile kaplı çift eklemli 4 yaşındaki Krao Farini, 1871’de “Sevilla Devleri” olarak ün kazanan Anna Swan ve Martin Van Buren Bates çifti, “Yaşayan İskelet” olarak bilinen Isaac W. Sprague ve cüce gösterici General Tom Thumb bu gösterilerin öne çıkan figürleri arasında yer alıyordu.
Söz konusu isimlerden biri de........
