Bellek yıkıcılara dikkat: Suç düzenin aynasıdır
Mesele salt Trump değil…
Mesela salt Maduro değil...
Mesele neoliberal kapitalist sistem!
ABD, 2008 küresel krizinin yarattığı -ağır eşitsizlik gibi- kapitalist çözülüşten çıkamadı. (Resmi rakamlara göre sekiz milyon işsiz var. 18 yaşından küçük, yüz bine yakın insan bedenini satıyor. Bir milyona yakın kişi sokakta yatıyor. Vs.)
Bu sebeple ülkede belirsizlik var, otoriterlik var.
Amerikan sermayesinin “şahinleri” biliyor ki; bu kriz merkezden çözülemez, krizi -Venezuela gibi- çevreye “ihraç” etmek gerek; “Venezuela petrollerini biz yöneteceğiz!”
Kapitalizm tarihinde, düşük maliyetli bu tür otoriter “çözümler” ilk değil. Bir örnek olay yazmalıyım:
İngiltere’de “Viktoryen Çağ” denince aklınıza ne geliyor: Ahlâka sıkı sıkıya bağlı, geleneklerin ağır bastığı sade yaşam.
Peki bilir misiniz ki, Kraliçe on dokuzuncu yüzyılın en büyük uyuşturucu taciri idi.
İngiliz sermaye gelişiminin temelindeki -hep sanayi vurgusu yapılır ama- Hindistan merkezli uyuşturucudan söz edilmez. İngilizler bunun büyük bölümünü Çin’e satıyordu.
Yıl 1839. Çin, -ki bağımlı sayısı tahminen iki milyondu- uyuşturucu kullanımını yasakladı.
Sözde yüksek ahlâklı Kraliçe ne yaptı dersiniz; uyuşturucunun yasaklanmasını ticaret özgürlüğüne karşı affedilemez suç görüp, savaş gemileriyle Çin’e saldırdı!
Çin, Afyon Savaşı’nı kaybetti; tazminat ödeyip yasağı kaldırdı...
Suç, kapitalizmin aynasıdır. Uyuşturucu kaçakçılığının dünyada en........
