Bush-Putin'in görüşme kayıtları ortaya çıktı... Ukrayna savaşı deşifre oldu
21’inci yüzyılın ilk çeyreği biterken kimileri için “asla olmaz” sayılan gelişmeler “oluvermeye” devam ediyor.
Bu 25 yılda neler olmadı ki? 11 Eylül 2001 terör saldırılarından tutun da Covid salgınına, neoliberalizmin çöküşünden Ukrayna Savaşı’na kadar. İşte bu son olay geçen hafta ABD’de yayınlanan 3 belge ile yeni bir boyut kazandı. Bu belgeler ABD eski Başkanı Bush ile Putin arasındaki görüşmelerin kayıtları.
Belgeleri okuyunca anlıyoruz ki meğer Batı ile Rusya arasındaki ilişkiler bildiğimiz gibi değilmiş, Rusya Soğuk Savaş’ın en şiddetli günlerinde bile gerçek bir tehdit olmamış. Hatta Moskova NATO’ya katılmak istemiş ve bunun için gerekli olan koşulları yerine getirmeye hazır olduğunu bildirmiş. Ama emperyalist çıkarlar barışı engellemiş ve yapılan anti Sovyet ve anti komünist propagandalar milyarlarca insanı aldatmış.
BUSH VE PUTİN ARASINDA 3 GÖRÜŞME
ABD’de “National Security Archive” (Ulusal Güvenlik Arşivi) adlı bir kurum var. 1985 yılında kurulmuş ve George Washington Üniversitesi'ne bağlı, kâr amacı gütmeyen bir Amerikan derneği. Amacı, “Freedom of Information Act” (Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası) uyarınca elde edilen, gizliliği kaldırılmış resmî belgeleri internet üzerinden düzenli yayınlamak.
İşte bu kurum ABD Başkanı George W. Bush ile Rus lider Vladimir Putin'in 2001'den 2008'e kadar yaptığı toplantıların ve telefon görüşmelerinin tam metinlerini, bilgi edinme özgürlüğü yasası uyarınca açılan bir dava sonucunda geçen hafta kamuoyuna açıkladı.
Kurumun sunuş yazısında belgelerin Rus Devlet Başkanı Putin'in 2001 yılında Bush'un yakın bir müttefiki olduğunu ve terörle mücadele konusunda ortak bir hedefi paylaştıklarını gösteriyor: O dönemde Putin Çeçenistan'a, Bush ise El Kaide'ye odaklanmış, öyle ki Bush, "Sen benim siperimde yanımda olmasını isteyeceğim türden bir adamsın" diye haykırıyor.
Bununla birlikte Putin, Bush'un görev süresinin sonunda Irak'ın işgali ve NATO'nun genişlemesi gibi Amerikan politikalarını defalarca sert bir şekilde eleştiriyor. Bush, 2008 yılında bir telefon görüşmesinde Putin'in "gerektiğinde kararlılık ve sertlik açısından çok etkili" olduğundan şikâyet ediyor ve bu nedenle NATO'nun Bükreş zirvesinde sözlerinde "nezaket" göstermesini rica ediyor, böylece Bush daha sonra Putin'i Soçi'de ziyaret edebiliyor.
Bush ile Putin’in konuşmalarını okuduğumuzda Trump’ın bugün Rusya’ya karşı olan tavrında şaşılacak bir şey olmadığını anlıyoruz. ABD elit kesiminin çoğu, en azından Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyenler “baş düşman” olarak Çin’i görmekte ve bu nedenle Rusya’yı yanlarına çekmeye çalışmaktadır. Azgın azınlık liberal solun sesi medyada çok çıktığı için insanlar benim yıllardır tekrarladığım bu gerçeği kavrayamıyorlar.
Bush-Putin görüşmesinde geçen şu diyalog çok ilginç: Bush: "Çin, ikimiz için de uzun vadede en büyük sorundur." Putin: "Sizin için ne mutlu." Bush: "Onlar bizim sınırımızda değiller...".
Putin, Bush’u İran’ın nükleer silah elde etmeye çalıştığı konusunda uyarıyor ve Tahran’a bu çabalarında engel olmaya söz veriyor. Putin, Ortadoğu’da İsrail’in her istediğini yapmaya hazır olduğunu vurguluyor hatta şaka yollu “Eğer İsrail için sünnet olmam gerekiyorsa, bunu yapamam” diyor.
BİLİYOR MUSUNUZ? RUSYA 1954’TEN BERİ NATO’YA KATILMAYA ÇALIŞIYOR
Belgelere göz atmaya 16 Haziran 2001 tarihli olanından başlayalım:
Slovenya'nın Brno kalesinde ilk kez baş başa bir araya gelen Vladimir Putin ve George W. Bush, yakın ilişkiler kurma isteklerini dile getiriyorlar. Putin, Bush'a dini inançlarını ve yazlık evindeki yangından kurtulan haçının hikâyesini anlatıyor. Bu kısa görüşmede, stratejik istikrar, ABM anlaşması (stratejik silahların sınırlandırılması), nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, İran, Kuzey Kore ve NATO'nun genişlemesi gibi ABD-Rusya ilişkilerindeki en önemli konular ele alınıyor. Bush, Rus mevkidaşına Rusya'nın Batı'nın bir parçası olduğunu ve düşman olmadığını düşündüğünü söylüyor. Bush, “Rusya düşmanımız değil” diye konuşuyor ve Putin “bu........
