Müziği sorgulayan adam 160 yaşında
Erik Satie, klasik müzik tarihinin en arıza, en aykırı ve kuşkusuz en vizyoner figürlerinden biri. Onu sadece bir besteci olarak tanımlamak, bir fırtınayı sadece rüzgar olarak tanımlamak kadar eksik kalır. O; ciddiyetle dalga geçen, sadeliği bir silah gibi kullanan ve modernizmin temellerini fütüristik bir yalnızlıkla atan bir dehaydı…
KÖKSÜZLÜĞÜN VERDİĞİ HÜZÜN
1866 yılında Normandiya’nın liman kasabası Honfleur’da doğdu. İskoç kökenli annesi Jane o henüz küçük bir çocukken hayatını kaybetti, babası ise Paris’e taşındı. Yaşadığı bu köksüzlük hissi, onun melankolik ve mesafeli karakterinin ilk tohumlarını ekti. Paris Konservatuarı’ndaki hocaları onu tembel ve yeteneksiz olarak yaftalarken, o aslında öğretilen o ağır, hantal Alman romantizmine karşı içten içe bir alerji geliştiriyordu.
Satie için müzik; devasa orkestralar değil, bir piyanonun başındaki saf sessizlikti.
TARİKATA GİRDİ, ÖLÇÜYÜ YOK SAYDI
Satie denince akla gelen ilk eserlerden biri olan Gnossiennes serisi, müzik dünyasında devrim niteliğindeydi. Bu eserlerin ortaya çıkışı, Satie’nin o dönem dahil olduğu Rosicrucian (Gül-Haç) tarikatı ve antik Yunan gizemlerine olan ilgisiyle paraleldi. "Gnossienne" kelimesini Gnosis (bilgi) veya Knossos Sarayı’ndan türeterek uydurduğu düşünülüyor.
Erik Satie’nin müziğindeki o mistik ve ayin benzeri havanın kökenlerini anlamak için 1890’ların Paris’ine, yani Belle Époque* döneminin gizemli yeraltı dünyasına bakmak gerek. Satie'nin Gül-Haç tarikatıyla olan ilişkisi, sadece bir gençlik hevesi değil, onun müzikal dürüstlük ve sadelik arayışının felsefi altyapısını oluşturuyor.
*Belle Époque, 1871’de Fransa-Prusya Savaşı’nın sona ermesinden sonra başlayıp 1914’te I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesine kadar süren dönem. Bu yıllar özellikle Paris’te sanat, kültür ve şehir yaşamının hızla geliştiği, kabarelerin, tiyatroların ve yeni sanat akımlarının ortaya çıktığı bir görece refah ve canlılık dönemi olarak tanımlanır.
Satie, 1890 yılında kendisini ‘Sâr’ (Babil dilinde kral) ilan eden eksantrik yazar ve okültist Joséphin........
