Ekmek, peynir, soğan ve çay
Ne zaman geçmişi düşünsem çocukluğumda ortaya attığım ve yaklaşık yarım asırdır inanmaktan vazgeçmediğim bir teorim gelir aklıma:
“Bilmediğiniz şeylere öykünmez yokluğunu hissetmezsiniz, sahip olduklarınız ve bildikleriniz ise sizi zengin hissettirir.
Birkaç örnek vereceğim:
- Taşrada Elvan gazozunu içebiliyorsanız babanız memurdur, subaydır, öğretmendir ve zenginsinizdir. Hatta evinizde kollu portakal sıkacağı varsa kalbur üstüsünüzdür.
Öğretmen ya da subay çocuğunun iade edip depozitini almak yerine size hediye ettiği gazoz şişesine gül yaprakları, su ve şeker koyup teneke çatının üzerinde güneşin altında bekleterek muhteşem gül kokulu bir içecek yapmış ve arkadaşlarınızla paylaşmışsanız, siz fakirsiniz ama gönlünüz zengindir.
- Dondurmanın varlığından haberdarsanız, hatta yazın dondurma yeme şansınız varsa zenginsiniz.
Hayatınızda hiç dondurma yememişseniz, boş gazoz şişesine taze kaymak ve şeker koyup iyice karıştırdıktan sonra 2300 metreden çıkan güllü bulağın buz gibi suyunda saatlerce bekletip kendi dondurmanızı yapmışsanız, ağzınızı şapırdata şapırdata yemişseniz siz fakirsiniz ama gönlünüz zengindir.
- Ejder meyvesi gibi pahalı tropikal meyvelerden bihaber olsanız da mahalle bakkalınızın sadece kış aylarında getirdiği Trabzon........
