Gazetecilik çok kolay
Aydın’da gazetecilik yapan Ümit Yeşildağ yeni tür gazetecilikle ilgili ilginç bir yazı yazmış. Bir bölümünü sizin için seçtim;
Eğer işiniz gücünüz yoksa, sabah kalkınca nereye gideceğinizi bilmiyorsanız, cebinizde para yok ama arkanızda sağlam bir dayı varsa hiç durmayın.
Hemen kendinize bir haber sitesi kurun.
Öyle yıllarca gazetecilik yapmanıza, matbaa kokusu almanıza, haber peşinde ayakkabı eskitmenize, sabahın köründe adliye kapısında beklemenize, gecenin bir yarısı kaza yerine koşmanıza falan gerek yok.
İki tane de sosyal medya hesabı açın.
Medya patronusunuz artık.
Gazetecilik dediğin ne ki zaten?
Bugünlerde soru sorana değil, selam durana değer veriliyor.
Haber yapana değil, haber saklayana reklam veriliyor.
Kamu yararı diyene değil, kamu ilanı peşinde koşana kapılar açılıyor.
Kalem tutmak yetmiyor.
Kalemi kimin için tuttuğun önemli.
Eskiden gazetecilikte usta-çırak ilişkisi vardı.
Bir büyüğün yanında yetişirdin.
Sayfa düzenini öğrenirdin.
Sahaya çıkmayı öğrenirdin.
Kaynak korumayı, haber doğrulamayı, kamu yararını, meslek ahlakını öğrenirdin.
Bir tane sosyal medya hesabı.
Bir tane de “abi bizi de gör” cümlesi.
Yapay zekalı iki fıkra
Yapay zekâ artık neredeyse hayatımızın her alanına girdi ya Yıldırım Tuna da yapay zekâ ile ilgili iki fıkra göndermiş.
Adam yapay zekâya “Aşkla dolu bir gün geçireceğimi........
