menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SORUMLULUK ALANLARIMIZ

9 0
yesterday

İslam, insanı sadece inanan bir varlık olarak değil; aynı zamanda bilinç taşıyan, yükümlülük üstlenen ve hayatın her alanında hesap verilebilir bir duruş sergilemesi gereken sorumlu bir özne olarak tanımlar. Kur’an ve sünnet, imanı soyut bir kabul ya da vicdana hapsedilmiş bir duygu olarak değil; bireysel, ailesel ve toplumsal hayatı kuşatan aktif bir sorumluluk bilinci olarak inşa eder. Bu bağlamda İslam’da sorumluluk, insanın varoluş sebebiyle doğrudan ilişkilidir.

Günümüz dünyasında yaşanan ahlaki çözülme, aile kurumunun zayıflaması, adalet duygusunun aşınması ve toplumsal duyarsızlık; hak talebinin arttığı fakat sorumluluk üstlenmenin azaldığı bir zemini ortaya çıkarmıştır. Bu durum, modern hayatın bireyi merkeze alan fakat onu hesapsız ve amaçsız bir özgürlük anlayışıyla kuşatan yapısından bağımsız değildir. İslam ise insanı başıboş bırakmaz; ona sorumluluk yükler ve bu sorumluluğu bir üstünlük ölçüsü olarak sunar.

1. İNSANIN İNSANA ÜSTÜNLÜĞÜNÜN ÖLÇÜSÜ

İslam’a göre insanlar arasında üstünlük; ırk, soy, kavim, dil, mezhep, siyasi aidiyet, sosyal statü ya da maddi güçle ölçülmez. Aynı şekilde çok ibadet etmek, çok söz söylemek, dini kavramları sıkça telaffuz etmek ya da şekilsel dindarlık da tek başına üstünlük ölçütü değildir.

Kur’an’ın ortaya koyduğu temel ilke nettir: Üstünlük takvadadır. Takva ise sadece bireysel ibadet yoğunluğu değil; Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşanan, hesap verilebilir bir hayat anlayışıdır. İnsan, sahip olduğu bilgi, imkân, yetki ve konum ölçüsünde sorumludur. Bu sorumluluğu kuşanan insan, değer kazanır.

Dolayısıyla üstünlük; ne Türk, ne Arap, ne Kürt, ne Acem olmakla; ne zenginlik, ne makam, ne de aidiyetle mümkündür. Üstünlük, sorumluluk ahlakı ile mümkündür.

2. TAKVA VE EMANET BİLİNCİ

Takva, Allah’ın huzurunda hesap vereceğini bilerek yaşamaktır. Bu bilinç, insanı sadece günahlardan sakındırmaz; aynı zamanda iyiliği çoğaltmaya, adaleti ayakta tutmaya ve zulme karşı tavır almaya yöneltir.

Kur’an’da emanet kavramı bu sorumluluğun temelini oluşturur:

“Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik de onlar onu yüklenmekten çekindiler ve onun sorumluluğunu yerine........

© Mir'at Haber