OKÇULAR TEPESİ’NDEN KIRINTILAR VAR MI YÜREKLERİMİZDE?
OKÇULAR TEPESİ’NDEN KIRINTILAR VAR MI YÜREKLERİMİZDE?
Hayat, bir terazinin iki kefesi arasından ibaret aslında…
Terazinin bir kefesinde dünyalık metalar var… Para, mal, mülk, şan-şöhret… Kin, nefret, bencillik…
Diğer kefesinde ise ahiret hayatı… Hak, hakikat, sevgi, saygı, adalet…
Aynı Uhud Dağı ile hemen yanı başındaki Okçular Tepesi gibi…
Hadi gelin, bugün terazinin bir kefesine Uhud Dağı’nı koyalım, diğer kefesine ise Okçular Tepesi’ni…
Peygamberimiz (sav)’in “Uhud bizi sever, biz de Uhud’u severiz” hadis-i şerifini öğrencilik yıllarımdan bugüne hep düşünmüşümdür.
Bir dağı biz niye severiz ya da o dağ bizi nasıl ve neden sever?
Elbette Uhud Harbi’nin bu dağın eteklerinde cereyan etmesi bizim için önemli… Elbette bu savaşta Enes b. Nadr, Hz. Hamza, Mus’ab b. Umeyr gibi sahabilerin şehit düşmesi bizim açımızdan katbekat önemli…
Lakin “Uhud bizi, biz Uhud’u sevdiğimize” göre, başka bir tılsım olmalı bu........
