İran’da İç Savaş Olasılığı
İran’da İç Savaş Olasılığı
Bilindiği üzere, İran’da ekonomi ağırlıklı başlayan halk gösterileri, kısa sürede rejim karşıtı bir nitelik kazanarak uluslararası bir satranç tahtasına dönüştü. Ancak bugün medyada sıkça dile getirilen ambargoların ve dış müdahalelerin ötesinde, asıl üzerinde durmamız gereken ve yeterince konuşulmayan gerçekleşmesi muhtemel bir iç savaş olasılığıdır.
İran sokaklarındaki öfke, sadece bir-iki parametreye indirgenemeyecek kadar köklü bir birikimin sonucudur. 1979 İran Devrimi’nden bu yana biriken yönetim hataları, metal yorgunluk ve halkın temel ihtiyaçları yerine kaynakların bölgedeki vekil savaşlarına aktarılması, toplumla devlet arasındaki güven köprüsünü temelden sarsmıştır. Bugün sokağa çıkan kitlelerin motivasyonu artık sadece ekmek kavgası değil; rejimin meşruiyetine dair derin bir sorgulamadır. Eskiden sisteme sadık olan kesimlerin bile bu dalgaya eklemlenmesi, halkın sabır sınırının sonuna gelindiğinin en somut kanıtıdır denebilir.
İran’da, İsrail, ABD ve Batı’nın da destek verdiği Halk gösterilerin en önemli yönü bir iç savaş riskinin olmasıdır.
Bu noktada iç savaş riskini artıran en trajik unsur, İran’ı yöneten elitlerin olası bir rejim değişikliğinde “güvenli gidecek bir yerlerinin olmamasıdır” Bunu biraz açalım: 1979 da İran İslam devrimi sonrası kurulan yeni devleti, ileride olması muhtemel tehlikelerden korumak için, İmam Humeyni güvenlik doktorini iki temel esas üzerine kurdu.
1. Orduya karşı Devrim Muhafızları,
halka karşı ise 2. Besic halk grupları.
İmam Humeyni, Olası bir rejim değişikliğini önlemek için........
